Hep ileriye baktım;
Geçmiş geçmiş nasılsa,
Gelecek gelecek diye...
Sandım ki, doğru bakınca
Doğrulabilirim.
Dayanamayınca bedenim,
Çocukluk, o derin ırmak çağrısı
O masal dağında ünleyen gazal
Güz ve hasret yüklü akşam bulutu
Güz ve güneş yüklü saman kağnısı
Babamdan duyduğum o mahzun gazel
Ahengiyle dalgalandığım harman
Devamını Oku
O masal dağında ünleyen gazal
Güz ve hasret yüklü akşam bulutu
Güz ve güneş yüklü saman kağnısı
Babamdan duyduğum o mahzun gazel
Ahengiyle dalgalandığım harman




Şiir, zeka işi...
Biliyor, diyordum da...
Şiiri okuyunca pekişti kanım...
Sözcükler...
Onların "yan anlamlarını da" bilmeli şair..
Bir taşla birkaç kuş vurabilmeli "lafla..."
"Yanmışım..."
Yana yakıla yaşamışız da ondan mı?
Sıcaktan mı?
"Yaslanınca alınan hal mi?"
Ne doğru tam doğru..
Ne geçmiş, dün...
Yaşayan şiirler bilir, en iyisini.....
Çokça tebrik ederim Hülya Hanım...
Gerçekten hoştu, okunasıydı..
Bir kelimenin ne çok anlamı vardır güzel dilimizde...
Yaslanmak..
Sizin sözlerinizle "Yaslanınca alınan hal mi?"
O hal ki; fiziksel olarak dayanmak, mecazen güvenmek ya da sözlüklerde pek geçmeyen anlamıyla yasa bürünmek, yas içinde olmak.
Sonuç hep aynı değil mi?
Yaslanınca anlarız başımıza gelenleri...
İrdeleyici yorumunuz için çok teşekkür ederim Mustafa Bey, selam ve saygılar.
Çok güzel bir cinas. beğeniyle okudum. Kutluyorum.
Çok teşekkür ederim İbrahim Bey, selam ve saygılar.
Güzel bir şiir kutlarım saygı ve selamlar efendim esen kalın
Teşekkür ederim Gülçin hn. Selam ve sevgiler.
Bu şiir ile ilgili 13 tane yorum bulunmakta