Kendinizi hiç bilmediğiniz bir diyarda kaybolmuş,susuz çöllerde,çiçeksiz bahçelerde ve kalabalıklar arasında yalnız hissettiğiniz oldu mu...
Gökteki yıldızlara ulaşmak isteyip de ulaşamayınca içiniz burkulup oturup çaresizliğinize üzüldünüz mü...
Kilitlenmiş ruhlar arasında kalıp ve acı yağan yağmurlar altında sırılsıklam ıslandıktan sonra hala ümitle bakabildiniz mi geleceğe...
Bu hayat okulunda susuz bırakılmış hayallerin ardından rotasını kaybetmiş bir gemi gibi savrulan ve boşlukta uçuşan karanlığa terk edilmiş nasır tutmuş kalplerin olduğunu bilir misiniz...
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta