İçimde körebe oynayan bir çocuğun sevinci var.
Bedenim yıllara meydan okusa da
İçimdeki çocuk hâlâ umutlu.
Geçmeyen her yara solumu kanatıyor,
Dilimin dudağıma ihaneti yüreğimi...
"Son." dediğim kaçıncı başlangıcın kapısındayım?
Gözümde yalnızlığın sürmesi,
Ellerimde ayrık otları...
Dilimin patinaj yaptığı ormanlarda kayboluyorum.
Tarifsizim...
Dilsiz bir dil,
Üslupsuz bir dudak
Ve yaralı bir yüz taşıyorum.
Neşter kesiği bir aşk,
Kılıcın kınına serzenişi...
Saçlarımın temiz kalma çabası.
Ellerim pasa, kire bulanıyor;
Ağır geliyor hayatın ağır yükü.
Mecalsiz sırtıma bu kaçıncı yük?
Artık dayanamıyorum.
Sersem bir ayağın tepetaklak düştüğü yerdeyim.
İkinci el mutluluklar saklıyorum yürek aramda.
Umut çocuklarımı beliyorum iki metre Amerikan bezlerine.
Yaranın kabuğu gibi çatlatıyor bedenimi yokluğun.
Niyet alıyorum yarınlara, mutluluğa.
Elimi yüzüme sürüyorum,
Burnuma yokluğunu çekip
Hasretini tükürüyorum.
Parmaklarım bir duanın sıcaklığında...
Amin, amin... Seni döküyorum seccademe.
Dua dua doluyorum dilime.
Başım kıbleye paralel,
Yüzüm Rabbime dönük.
Seni diliyorum kırık ellerime,
Yorgun yüreğime.
Helalim ol, diyorum.
Aralanıyor gerçeklerin sır perdesi
Ve bir tokat gibi iniyor geçmişim:
"Dur!" diyor, "Gerisi uçurum!"
Ama ben bir kere gördüm ya seni,
O uçurumun dibinde
Bir adım atıyorum...
Bir adım daha derken
Ellerim değiyor yapraklarına.
Kavuştum, diyorum, ölümüm pahasına.
Kavuştum be adam(kadın).
Bir sabah bana geleceksin,
Islak saçlarınla,
Yorgun yüreğinle,
Kırık parmaklarınla... Biliyorum.
Çünkü ben nefsim için değil,
Rabbim için sevdim seni.
Rabbim emretti, kul itaat etti.
Yani, demem o ki sevgili:
Allah’ın yazdığını kullar bozamaz.
Aç avuçlarını, et duanı.
Duyan da var, gören de...
Bak, namaz çağırıyor seni.
19.06.2025 09:48
Kayıt Tarihi : 19.6.2025 09:50:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!