Bir demir kapı çarpar, tayganın nefesi ensende.
Güneş, paslı bir madalyon göğün griliğinde.
Burada zaman, damlayan bir musluk kadar yorgun,
Ve adın, duvara kazıdığın bir çentik kadar yoksun.
Önce anılarını alırlar, sıcak bir çay gibi elinden,
Sonra kahkahan donar, buz tutmuş bir pencerenin câmı gibi derinden.
Seni ele sevirem ki...
Diyirsen ki, niye?
Ne bilim işte ele!
Seni görende bir hoş olir, ölür ölür ölirem...
Ahşam olir davar, nahır, mal gelir.
Komlar, ahırlar dolir
Devamını Oku
Diyirsen ki, niye?
Ne bilim işte ele!
Seni görende bir hoş olir, ölür ölür ölirem...
Ahşam olir davar, nahır, mal gelir.
Komlar, ahırlar dolir




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta