Zaman, avuçlarımda unuttuğum keskin bir kristal,
Kırıldıkça çoğalan, çoğaldıkça kanatan bir sükût...
Hangi kapının eşiğinde beklesem,
Ardımda bıraktığım gölgeler büyüyor devasa.
Ben bu şehre ait değilim, bu seslere, bu kalabalığa;
Çiçekli badem ağaçlarını unut.
Değmez,
bu bahiste
geri gelmesi mümkün olmayan hatırlanmamalı.
Islak saclarını güneşte kurut:
olgun meyvelerin baygınlığıyla pırıldasın
Devamını Oku
Değmez,
bu bahiste
geri gelmesi mümkün olmayan hatırlanmamalı.
Islak saclarını güneşte kurut:
olgun meyvelerin baygınlığıyla pırıldasın




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta