Bekri gibi gezinirdin
Ağlar inler bülbül idin,
Rüstem idin de ne oldu
Çeke gittin pare oldun.
Gitti canın kaldın öyle.
Sönüp dökülür
içinden yıldızlar
bir gece ısıntısı gibi
ve üşütür ötelerde
uzanan ikimizi.
Gelirdim sana
Gölün,temiz ve ak sularına
bir taş attım.
Taş dibe varmadan
kaybolup gitti.
İki taş attım,
yine kayboldular.
Yumuşaklığın
bir su damlası.
Karadır gözlerindeki
suskunluk.
Ateş dolu
seni düşünmenin tadı.
Susmak,yaşamak kadar bedelsiz
kıymet borsasında.
Bir bedeli olmalıdır
susmanın,yaşamanın.
Nasıl hesaplanır
bir ömrün karşılığı
Tenhalarda seni gördüm
Kokun sezdim, çile dolu.
Aşık oldum derde düştüm,
Sende buldum gerek yolu.
Suyun içtim kana kana
Gözü mala doymayı
bilmez boş insan,
her zaman
daha da fazlasını istiyorsun.
Hiç basit, önemsiz
ve küçük şeyleri
Dört kanatlı
ve ak renkli
bir atın sırtında
göklere doğru
yükselmekteyim.
Nasıl bağıracağımı bilemediğimden,
susuyorum,
susuyorum
ve hep susuyorun.
Eninde sonunda, boyun eğiyorum…
Güzel kalbim, ben kimim?
Milyarlarca çeşit molekül arasında
rastgelen bir molekül müyüm?
Sürekli hayattan ve yaşamaktan
memnun olmayan bir yorgunluk mu?
Tükenmekle sabırsızlanan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!