Ben konuşmayı erken öğrendim,
anlaşılmayı hiç.
Harfleri dizdim, cümleler kurdum,
kendimi anlattım sandım
oysa hep tercümesiz kaldım.
İnsan bazen en çok
duyulmadığı yerlerde büyümüş,
içimdeki çocuk,
kalabalık sofralarda aç kaldı mesela.
Sonra sen çıktın karşıma.
Bir soruyu cevaplamadın,
bir yarayı didiklemedin,
anlat demedin.
Sadece baktın.
Ve o bakışta,
yıllardır savunmada bekleyen kalbim
silahını indirdi.
Yanında susabiliyorum.
Çünkü suskunluğum
bir eksiklik değil,
bir sığınak oluyor.
Senin yanında sessizlik
iki yabancının arasındaki mesafe değil,
iki denizin
birbirine karıştığı yer gibi.
Sınırlar siliniyor,
ama kimse kimliğini kaybetmiyor.
Ben yanında olmak istiyorum
çünkü dünya beni hep açıklama yapmaya zorladı.
Neden kırıldığımı,
neden sustuğumu,
neden yorulduğumu.
Sen ise nedenleri değil,
beni tuttun.
Yanında susmak,
içimdeki çığlığın nihayet
dinlenmeye çekilmesi gibi.
Bir ömrün savunmasını bırakıp
tamam demesi gibi.
Belki de seni özel yapan
beni tamamlaman değil,
eksikliğimle yer açman.
Yanında,
kendimi saklamıyorum.
Ne kırık tarafımı,
ne öfkemi,
ne de çocuk kalmış yanımı.
Ve insan,
en çok yanında susabildiği kişiyi sever.
Çünkü kelimeler tükenir bir gün,
ama anlaşılmışlık
kök salar.
Ben her zaman yanında olmak istiyorum.
Çünkü senin yanında
ilk defa
kendimden kaçmıyorum.
Kayıt Tarihi : 26.2.2026 00:39:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!