Yanılsama Şiiri - Salih Sarıkaya

Salih Sarıkaya
4

ŞİİR


2

TAKİPÇİ

Yanılsama

Küçücüktüm,
suyu bolca saldım tarlaya
hızlıca olsun istedim.

Babam geldi:
“Naptın evladım,” dedi,
“içine işlemez böyle.
Toprak aceleyi sevmez
Bırak, kendince aksın.”

Oturdum bir çınarın gölgesine,
ıslak bir kum yığını.
Sıktıkça dökülüyordu
ellerimden.

Bırakınca
buldu şeklini
Yeterince çekince suyunu
Kumdan kaleler ördüm.

Azıcık eksiklikmiş bazen
büyümenin anlamı.
Fazlalıkmış
çürüten.

Sonra yaş aldım,
kapıyı içten tutuyordum
açılmasın diye.
Meğer
bekleyen
bir müjdeymiş.

Pencereleri kapalı tutmayı
görev sandım.
Açılınca gördüm:
dışarısı
günlük güneşlik.

Ufacık bir kar tanesini
koruyayım derken
erittim avuçlarımda.
Üzerine eğildikçe
bahçedeki çiçeğin
gölge oldum
güneşine.

Sabır sandığım
kendimi eksiltmekmiş,
meğer.
Bütün yorgunluklarım
bana ait olmayan
bir yüktenmiş.

Kendimi sahip sanip
çare olmaya kalkmışım.
Haddimi aştıkça yollar kapandı,
Usulünce çekilince
nasip geldi.

Nerden bileydim,
avucumda sandığımın
çoktan gitmiş olduğunu…
Parmaklarım çözülünce,
ışık düştü ellerime.

Sevgi bedel bilmez,
gelir bulur seni.
Huzur sandığın suskunluk,
inkârla akraba.

Bir an yere eğdim başımı,
beton bloklar arasında
boşluklar gördüm;
bir nefes payı gibi
kırılmadan esnesin diye…

Perde kalktı.
Bıraktım sadece.
Terk etmedim,
teslim ettim.
Haddime döndüm,
Kâfi dedim.

Ben sustum
ve edep konuştu.

Salih Sarıkaya
Kayıt Tarihi : 6.2.2026 05:40:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!