Başımız belada, kulağımız her daim selada,
Biz kimseyi kasten yakmadık.
Ateşimizi görerek, bilerek geldiler,
Kimi bir tutam sıcaklığa muhtaçtı,
Kimi gölgesini büyüten karanlığa.
Kimi ısınmak istedi,
Mesafeyi unutup korumuza dokundu.
Kimi hasedinden söndürmek için üzerimize aktı,
Kendi suyunda boğuldu.
Oysa biz ne yangın çıkardık ardımızdan,
Ne de kül olsun diye bekledik bir ömrü.
Yandık sadece;
Kaderin verdiği rüzgâra karşı,
Yağmuruna karşı, gecesine karşı.
Bilmeyenler ateşi suçladı,
Kimse odunun çektiği acıyı sormadı.
Kimse kor olurken kaç kez küle döndüğümüzü,
Kaç gecenin sessizliğinde
Kendimizi yeniden topladığımızı bilmedi.
Şimdi ne geleni çağırıyoruz,
Ne gideni tutuyoruz.
Isınmak isteyen buyursun,
Ama herkes bilsin ki;
Ateşin de bir hududu vardır.
Çünkü bazıları yaklaşınca hayat bulur,
Bazıları yaklaşınca kendini kaybeder.
Ve insan en çok da
Başkasını söndürmeye çalışırken
Kendi karanlığında yok olur.
Kayıt Tarihi : 9.08.2026 14:11:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!