Bir insanı çok sevmenin yangınıyla yanıyorum,
İçimde sönmeyen bir ateş gibi büyüyor geceler.
Yağmur taneleri üzerimden geçiyor,
Ama hiçbir damla değmiyor kalbimdeki korlara.
Sokaklar sessiz, gökyüzü ağır,
Şehir uyuyor belki…
Ama benim içimde
Adını söyleyen bir fırtına var.
Nereye gitsem sen varsın,
Bir gölge gibi omuzlarımda hayalin.
Kalabalıkların ortasında bile yalnızım,
Çünkü kulaklarım hâlâ senin sesini arıyor.
Zaman geçiyor diyorlar,
Günler, aylar, mevsimler…
Ama insanın içinde bir sevda kalınca
Zaman yerinde sayıyor.
Bazen kendime soruyorum:
Bu neyin sınanması, neyin yangını?
Hangi sabrın imtihanıdır bu?
İnsan sevince böyle mi kırılır,
Böyle mi eksilir içinden?
Geceler en çok seni anlatıyor bana,
Sessizlik adını fısıldıyor duvarlara.
Ve ben karanlığın ortasında
Aynı soruyla baş başa kalıyorum:
Ölsem ruhun huzur bulur mu?
Susturduğun Elif’in yanarak gidiyor…
Sevgiyi öldürdüğün yere bir bak.
Bir kalbi susturdun sen,
Bir sevgiyi gömdün sessizliğe.
Belki fark etmeden,
Belki umursamadan…
Ama bil ki
Bir insanı en çok sevdiği yerden kırmak,
Bir ömrü küle çevirmeye yeter.
Ve ben şimdi
Senin bıraktığın yerde duruyorum.
İçimde bir yangın,
Ellerimde bir sessizlik.
Eğer bir gün dönüp bakarsan ardına,
Göreceğin tek şey şu olacak:
Bir zamanlar seni çok seven bir kalbin
Külleri…
Kayıt Tarihi : 16.3.2026 01:38:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!