yalnızlık sürgüsünü çekip,uzun ve soluksuz,katran karası gecelerde şafağı söktürdünmü hiç?
..
Yalnızlık kadar kanatan yok içimi,
Yalnızlık kadar kimse tarafında vurulmadım ben.
Sırtımdaki kurşun yaralarını saymaya gücünüz yetmez.
Yüreğimin üzerinde kaç kılıç izi var bilinmez.
Ben saymayı bıraktım,
Ama kanamayı bırakamıyorum.
Öyleyse ben hala mı hayat hakkında ümide kapılıyorum?
..
Gecenin en olmaz vaktinde
Kapın çalınmadan gelir yalnızlık
Israr eder durmadan
Ne yapacağını şaşırırsın
Pencereden kaçsan ardından gelir
Açmassın kapını kırar girer aldırmadan
Misafir etsen üzer durmadan
..
Yalnızlık:Kaçışın adı,
sebebi yalnızlık.
Oysa kaçtığım,
içimde karşı konulmaz sensizlikti,
Ve olmayacaktın asla.
Yalnızlık : Bir şehrin adı,
..
İnanmak bitince başlarmış yalnızlığın senfonisi.
Kırılan dalların melodisi, kuruyan yapraklarla birleşir,
Bir sonbaharı canlandırır hatırda, sevgilinin o gidişi.
Rüzgârına bırakılmış sesler karışır araya, sevgi, emektir, gibi,
Ama yok sayar o umutlu bekleyişi.
Bilmez hiç, bu sokaklarda kimliğine karışır onca kişi.
Kimi saçlarına çeker, kimi yüzüne…
..
Bir yalnızlık geziniyor damarlarımda,temmuz sıcağında bedenim buz kütlesi. Saçlarım sensizlik kokuyor,
sahi en son ne zaman, parfüm niyetine sen kokmuştu rüzgarın esintisinde tenim.
Vücudum karıncalanıyor...
Soğuk,
Yalnızlık damlıyor boncuk boncuk anlımdan.
..
Yalnızlık; soğuk içilen bir şarap gibidir..
İlk yudumda üşütür..
Her zerrene yayıldıkça o serinlik seni senden alır..
Bir sihir gibi tutkunu olursun..
Hem yalnız kalmayı istemez,hemde yalnız kalıp kendini dinlemek istersin..
Dedim ya ''soğuk içilen bir şaraptır YALNIZLIK''..
..
Kadın hem güzel, hem akıllı, hem duygulu üçü bir arada ne hoş bir yalnızlık...
..
Yalnızlık en çok da kalabalık şehirlerdedir..!
..
Yalnızlık insana yürümez, insan yalnızlığa yürür..!
..
Kelimesi bile soğuk
Düşüncesi bile ürkek
Var olabilme çabasının zıttı
Yalnızlık
Sadece tek kalmak mı?
Ya...........
Kalabalığın içinde ki yalnızlık
..
Nerde yalnızlık var hemen giderim
Hiç kimse yalnız kalmasın diye
Hatta şu kahrolası yalnızlığa bile
Bir tutam paylaşmak götürür yüreğim
Geceleri çıkarım keder avına
Mahzunluğumdur tek silahım
..
Bırak artık yakamı rahat bir nefes aldır!
Ne beyhûde hayal ol ne de düşüncelerim...
Vazgeçilmez yalnızlık seni sevmek olsa da,
Çok çekilmez oluyor karanlık gecelerim!
Karşıma geç sitem et ya da nefretle vur, kır!
Her bir sözünle bana yalnızlıkları haykır!
..
Yalnız bir tren düşün.
Anadolu'nun bilinmez bir tünelinde.
Bilinmez yerlerden gelen.
Bilinmez yerlere giden.
İçinde suskun, umutsuz yolcular.
Sigara kokusu.
Bilinmez nerelere gider.
..
Beni mutsuz bahtsız kıldın
Gönlümdeki aşkı çaldın
Şimdide gurbete saldın
Dert doluyum duy yalnızlık
Bitti bak arzum dileğim
Kederli dertli çileliyim
..
Yalnızlık başımızın belası
Getirir kalbimize gözyaşı.
Sığındım Yüce Rabbime
İnsana yalnızlık yakışmadı.
Yakışır Yüce Allah' ımıza
Davetimiz var dostlara
..
yalnız birinin penceresi:
açıyor kalabalık / kapıyor yalnızlık
yalnız bir şairin penceresi:
açsa da kalabalık / kapatsa da kalabalık
yalnız birinin evi:
..
yalnızlık ne zor bilemezsin
kelimeler uçuşur havada başıboş
kulakların alışamaz anlamadığı seslere
sıcak yatağına uzanır gibi boylu boyunca
hüzünler serilir ansızın yüreğine
yalnızlık ne zor bilemezsin
..
Sadece sen.. mütemadi bir yalnızlık...
Bir süre engin denizin hışıltısı sana huzurun özünü verecek, açtığın yeni sayfa yine karalanacak, çünkü her yeni bir sayfa karakalemin tadını alacak.
Gittiğin yerin ne önemi var, oraya nasıl ve kimle gittiğindir..
Bavulunda yalnızlık mı var..? yoksa nizami bir sahada yalnızlığını atacağın yerde herzaman orada durduğunu bildiğin, dostun mu var..?
..
İkili ilişkileri hayatımızın başköşesine kim koydu? Neden mutluluğumuz da mutsuzluğumuz da aşk hayatımıza bağlıymış gibi yaşıyoruz çoğumuz? İşimiz, aile yaşantımız, sağlığımız iyi olsa da aşk olmayınca neden kendimizi dipsiz kuyulara ipsiz bırakılmış ışık arayan böcek gibi hissediyoruz? Hadi diyelim bu yalnızlık korkusundan ve her daim içimizi dökebileceğimizi her şeyimizi anlatabileceğimiz birinin barlığına duyulan ihtiyaçtan. Peki neden o halde bir sevgilimiz olduğunda onunla konuşmak yerine tartışıyor, paylaşmak yerine sadece almaya kalkıyoruz ve hala mutsuzuz ya da mutluluğumuzu kendi kendimize gölgelemeye çalışıyoruz kaprislerimizle, isteklerimizle, tavır almalarımızla, kendi isteklerimizi dayatmalarımızla, beklentilerimizle? Yalnızlıktan korkup yalnız kalmamak için elimizden geleni yapıyoruz. Bu her aç kalmada yemek yiyebilmenin değerini bilip, her toklukta diyete girme arzumuzla aynı tatminsiz durum mu acaba?
Her isteğimizin yerine gelmesine yüzsüzlük edip daha fazlasını istemekte kendimizi haklı görüyoruz. Sıfır iken bir olan iki de olur üç de deyip istemeye devam ediyoruz. Ama fark etmiyoruz bazen bu bir, iki, üçler artı yönde mi yoksa eksi yönde mi artıyor diye. Sevgilerimizi, paylaşımlarımızı olumlu yönde çoğaltabiliyorsak ne ala, ama olumsuz yöne gidiyorsa patlamaya hazır bir bomba oluşturmuşuzdur, sadece tek bir hamle yapmamızı bekler hal almıştır. Ateşi yakmak… Sonra bommm…Geride kalan yine yalnızlık ve soru işaretleri…
Sevim Atan
25.12.2008
..



