İçimde söylenmesi gereken bir türkü taşıyorum
Uzun ağıtlarla anlatılan
Yaşanmışlığı unutulmuş bir acının
Göç eden turnalardan geriye kalan dansı
Çığlıklar atarak tekrar tekrar yaşayan
Yalnız kaldığı için kendinden başka kimselerin duymadığı
Gönlü kırılmışların yarım kalmış türküsünü.
Üzerinden soğuk bir kış geçmiş yalnızlık
Baharda canlanırsa tüketir kendini
Acının çoğalttığı hayatları
Neşeli gülüşlere sarmak için taşıyoruz bu kalbi
Mutlu ölmek için çocuklar bırakıyoruz ardımızda
Acımızı yaşatacak
Bu yüzden geceleri sevdalanıyoruz
Delişmen oynaşmalara.
Uyanan bir insanın kalbi uyuşmuştur
Gündüzün ortasında romantizm mi olur
Gerçeklerin ayırdına varanların yaşadığı gerilim
Kalbin ritmini bozar haliyle
Yaşayan yanmıştır, yanan sönmüş
Külleri eşelemek en gerçekçi aşktır
Biten acıların heyulasında
Filmi tekrar başa aldığımızda
Ayırdına varıyoruz kaçırdıklarımızın.
İnsanın aklı kalbini anlatmaya yetmez
İkisinin orta yerinde arafta kalmış dilin
Sadakat göstereceği bir erdemi yoktur
Bunu anladığında başlıyor masallar
Kuyulara düşmüş
Dağları delmiş
Çöllerde sürünmüş acıların dilinden
Bir yağmur ipil ipil ıslatırken içini
Neden aşıklar türkü söyler de
Sevdalılar şarkıda ısrar eder
Düşün işte
Cazip ve kışkırtıcı renklerin
Ağır hasarlı bir kırmızıya dönüşmesinin nedenini
Yani aşkın, hayatın ve ölümün
Gerçek renginin beyaz olduğunu.
Kayıt Tarihi : 29.1.2026 23:57:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!