Şu divane, garip hâlim,
Akar gider seller gibi.
Kor ateşte yanan dalım,
Tozup giden küller gibi.
Çarkı bozuk şu dünyada,
Günüm kıştır tüm aylarda.
Ömür geçer zor yollarda,
Hep yakıyor, düzen gibi.
Can canıma acı düşmüş,
İçimde bir ince vuruş.
Yüzümdeki her bir gülüş,
Solup giden güller gibi.
Gönlüm yorgun, dünyam yıkık,
Demiyorlar "Sana yazık."
Bu yürekte her hıçkırık,
Sardı beni ateş gibi.
Yaşam köprü, gelen geçer,
Kimi eker, kimi biçer.
Ecel şerbetini içen,
Bendeki dert seller gibi.
Sultan olsan, şah olsan da,
Erir gidersin bu handa.
Vakit biter dar zamanda,
Geçip giden yollar gibi.
Ölüm ne kış ne bahar tanır,
Can uçar da bir toz kalır.
Fani duvar bir gün çöker,
Uyanırsın düşler gibi.
Kimi ağa, kimi beydir,
Kimi derviş, kimi şehdir.
Fakire dert bir heybedir,
Tükenmeyen kışlar gibi.
Çobanoğlu günü gözler,
Solar o gün taze güller.
Toprak olur tüm bedenler,
Silinip gider izler gibi.
Mehmet Çobanoğlu
29.03.2026
İstanbul
Mehmet Çobanoğlu
Kayıt Tarihi : 29.03.2026 21:04:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!