Eines Abends
ging ich vorbei an eurem Haus.
Die Laterne leuchtete.
Ich hoffte, du würdest mich bemerken.
Es war kein Licht in eurem Haus,
Dunkelheit verbarg eure Fenster.
Sildim seni, içimde gezen o büyük aşkını,
Mutluluk dolan şu bendimden taşıyorum.
Sıgmıyorum kabıma, boş yere sevmişim
Anladım bir tek sen değilsin bu dünyada.
Bunca yıl neden peşinden boşa koşmuşum
Geç olmadan gel konuşalım
Geçiyor zaman bak hoyratça
Dökelim eteklerimize umutları
Sen bahar de, ben yaz diyeyim.
bahardan gözlerinle baktın, açtım yeşil yeşil
saadeti tatdım doyarak, her çiçeğin renginde
yaşıyorum mutluluğu birgün kelebeğinde
büyülü kanat çırpınışıyla her günüm sihirli!
(1987)
Hergün ayrı bir heyecan yarattın bana
En güzei seni seviyor olmamı saglandın
Doyduğum güzelliklerin baş kaynağısın
Yediğim ekmeğin, içtiğim suyun tadısın.
Ruhum hasta, başımda sara, bedenim yıkık
Nisan gibi şu gönlümün iklimleri mevsimsiz
Dağılmakta neşesi, keyfi, yıkılmakta bendleri
Korkarım fayda etmeyecek metanet duvarları.
Haykırışlarım eriyor arşa, duyulmuyor ki sesim
Duyunca adını sanki içimde bahardan bir hava
Yaz geliyor gülüşlerime, kan geliyor yüzüme, hayatıma
Topluyorum bütün çiçeklerin renklerindeki sevinçleri
Çevremde bahardan, yazdan sanki en güzel mevsimler.
Amansız acı verecek kadar güzel ulaşamadığım benliğin
Yara, yar olmanın akıllara vereceği durgunluğu bilecek kadar
Ne söylesem boş, içimde gezinen duygu seninle ne hoş
Gelişine özlem duyduğum, hasretini çeke çeke bekliyorum.
Bekliyorum ömrüm bittiyse de, sen gittin sanki; hiç benden gitmemiş gibi.
Aşkla sunduğun günü, zehir zemberek yaşıyorum
Söylemediğin ne kaldı, akan gözyaşımdan başka?
Bazen bir fırtına, bazen de tayfun, bora iç dünyam
Ödediğim diyet senden kalan günahlarla çekerek
Bir an geliversen, sanki her şey bitiverecekmiş gibi.
Sanki her bir şey bozbulanık
Gün yüzünü göstermiyor ki
Ne varsa senden kalan, buğulu
Duygular sisli, kelimeler suskun
Çiğ tutmuş resimlerdeki gözlerin
Dokunsam sanki yağacaklar gibi.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!