Hey! bire vefasız
Hey! bire kalp hırsızı
Hey! bire sevgi taciri
Seni aç ve açıkta mı? kodum
Seni mihnete muhtaç mı? kodum
Seni yok yoksul mu? Kodum
Seni aşksız ve sevgisiz mi? kodum
Seni memnun etmeye çalıştım sen memnun olmadın
Ne istediğini ne aradığını sen bile bilmiyorsun
Kendini sorgula sevdin mi? acaba beni
Hem de benim sevdiğim kadar
Ne istedin sevgimle neden oynadın
Madem sevmiyorsan açık yürekli ol
Sevmiyorum de seni oyalama beni
Canım dedim sana, canın çıksın dedin
Ne istersin benden anlamadım
Kahpece gidişine anlam veremedim
Hadi gittin! Sen gittin ya bire vefasız
Nereye götürdün menekşe gözlü kınalı kuzumu
Günlerdir haftalardır meletirsin beni kızım diye
Meletirsin baba diye yavrumu benim
Aklın sıra intikam mı? alırsın
Seni sevmekten başka ne suç işledim
Sana değer vermekten başka ne suç işledim
Sen derdin köle değilim özgürüm diye
Senin özgürlüğüne mi? karıştım yoksa işine mi?
Hasta halimle hançerledin beni gittin
Gördüm, gördüm de türlü türlü gidişleri
Böyle kahpece gidişi hiç görmedim
Hey! bire kalp hırsızı
Hey! bire evlat hırsızı
Saklarsın kıyı bucak kınalı kuzumu
Boyun eğdirip, pranga takmaksa bana niyetin
Boyun eğdirip, pranga takamayacaksın bana
Sen inanmaz mısın? yüce rabbimin varlığına
Allah"a olan inancını da mı? kaybettin yoksa?
Allah"tan başka kul, kula boyun eğmez bilmez misin?
Müslümansan inan Lailahe illalah diyorum
Müslümansan inan ne dediğime kulak ver?
Allah"tan başka güç tanımam Allah"tan başkasına boyun eğmem
Menekşe gözlü kınalı kuzumu koz olarak kullanma
Onu bana karşı elinde bir esir gibi tutsak tutma
Benim ona onun bana olan sevgisini kullanma
Yazıktır günahtır, ötesi ise alçaklıktır
Tüm duygularımı ve sevgimi kirlettin
Temiz kal anılarımda hiç olmazsa
Seni iyi hatırlayayım anılarımda
Kirletme yalvarırım anılarımda
Hey! bire sevgi taciri
Hey! bire akıl yoksunu
Seni ne kadar çok sevdiysem
Anlamadın ya ona yanarım
Ben yarınları düşünürken
Sen bu günü düşünürdün
Farkında değildin bir labirent içindeydin sen
O labirentte girip seni çıkarmaya çalıştım
Başaramadın seni bulamadığım gibi o labirentte bende kayboldum
Akıl danelerinin aklıyla çekip gittin
Düşmanın mıydım? Ben senin düşmanın mı?
Anlamadın ya beni, yanarım, yanarım ona yanarım
Helal olsun ömrün uzun olsun
Sattın beni ya! helal olsun helal olsun
Sevgiyi kullanıp kalbimi vurdun ya? helal olsun
Lav silahını alıp yaksaydın beni inan bu kadar yanmazdım
Beni sevgiyle vurmayacaktın, vurmayacaktın vefasız
Yaktın yüreğimi yaktın be Tokat’lı, sen başka yaktın
09/07/2012
Pazar/TOKAT
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta