YAKIŞMAZ
Umudun bin bir rengi olsa,
Hep yeşili seçerdi.
Dağda açan o nazlı çiçek,
Çölde kuruyan kahverengiden gayrı.
Yeşilimsi düşünceler sarar içimi,
Bütün büyü, tüm ihtişam yeşildeyken;
İnsan neden ısrarla siyahı yakasına takar?
Vazgeçemez de ondan.
Bir alışkanlıktır, tebessümü örter,
Acıtmıyordur artık, bilirsin ki;
Umutsuzluk dediğin şey,
Kimseye yakışmaz.
Kayıt Tarihi : 20.06.2026 06:38:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Şiirin hikayesi, aslında çoğumuzun hayatında fark etmeden yaptığı o büyük hatanın üzerine kurulu. İnsanın, içinde binbir güzellik barındıran umudu bir kenara itip, neden bile isteye karamsarlığa, yani o "siyah"a tutunduğunu sorguluyor. Temelde bir kıyaslama yatıyor: Bir yanda dağda açan çiçek ve doğanın yeşili gibi canlı, saf bir yaşam arzusu var; diğer yanda ise insanın çöl sıcağında kuruyup giden o alışkanlıkları, yani mutsuzluğu bir zırh gibi kuşanması. Hikaye şu noktada düğümleniyor: İnsan, umutsuzluğu bir defa huy edindiğinde, o artık bir acı olmaktan çıkıp sıradan bir "alışkanlık" halini alıyor. Şiir, bu alışkanlığın insan yüzündeki tebessümü nasıl örttüğünü anlatırken, aslında bir uyarıda bulunuyor: Siyah, yani o karamsarlık, insanın doğasına, ruhuna hiç mi hiç yakışmıyor.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!