Ölüm akıp geliyor biliyor musun?
Düğün, bayram artık kapımın eşiğinde!
Ellerimde senden kalan son mektuplar
Beynimde; bozuk film şeridi gibi dönen anılar…
Çağırıp duruyor; duyuyor musun?
Beni sana getirecek son ışıklar…
Kaç yıl geçti gidişinden beri
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Müthiş etkileyici...
Yürekteki hüzün ve özlem o kadar dayanılmaz ki, kaçınılmaz sondan medet umuyor şairimiz...
Çok beğendim hüzün ve yakarış dolu şiirinizi...
Yüreğinize sağlık...
Selamlar...
Gidenin bıraktığı boşluk insanın bir yarısı ve o boşluk onun hasreti, onun özlemi ve onun ateşiyle yanınca, ağustosları kış, kışını buz yanmalarına çevirir... Hiç bahar uğramaz bağına onda var olan tek hükümran hüznün,hasretin, özlemin ayak sesleri...
Yürek kilim dokur gibi hüznü dokur, o hüzün zemheri zamanlara özlem pınarlarından sel olur, volkanlardan esen yel olur, yürek koca sahra çöl olur...
Hüznün şiiriydi, hazan vurmuş yaprakların dalından tek tek dökülüşü gibi, yüreğin güz halleriydi, kışın zemheri ayazlarının esintileri vardı içinde...
Daha nicelerine diyerek Kutluyorum Ender Bey...
Saygılarımla...
İşte gerçek bir sevda...
Ölüm ayırsa bile bir tek onun için atan bir kalp..
Acısı...sancısı..
Yureginize sağlık Ender Bey..
Hüzündü şiir...
Saygı ve selamlarımla...
İnkıtaya uğramış bir aşka dair hüzünlü ama bir o kadar da akıcı ve mana duygu derinliği olan güzel bir şiir okudum gönülden tebrikler, ellerine hisseden yüreğine sağlık nicelerine diyor esenlikler diliyorum. Sevgili şair dostum şen ve esen kalınız.
Sevgi, özlem, ayrılık acısı ve çaresizliğin hit olduğu dizeler. yüreğine sağlık.
Allah’a mahsus; yalnızlık derlerdi
Allah mıyım ben haşa
DUYGULU DİZELER KUTLARIM.yuvasız kuş
Duygu yüklü şiirinizi
Beğeniyle okudum
Yüreğim senden hiç geçmedi
Kaç yıl geçti gidişinden beri
Kaç yaz kaç zemheri
Kaç ömür bitti yüzünü görmeyeli
Nasıl çağırdım gelsin diye
Azrail’i..
Nasıl çağırdım gelsin diye
Azrail’i..----------Ender bey şiirde bir çıkış sitemi var sevgi mağduru yada sevgi mahkumu gibi bir duruma düşmüş şair haklı olarak da feryadı figan ediyor çok anlamlı bir şiirdi kutluyorum sizi ve şiirinizi
Sensizlik kimsesizlik bir anlamda da... kocaman boşluk. yada uçurum kenarlarında alınan nefes.
göğüse dolan acı. ne bahar bilir ne zemheri... boşuna takvimlerden dökülür yapraklar... umursamazsın bile...
yaşamak arızalıdır artık... sevda yolunda..ölümü davet edersin...
eğer karşılığını görmüşse sevdan dile ölümü... görmediyse boşuna heba edersin kendini..
her halükarda şair böylesine içten seslenmiş ise değer sevdiğine..
güzel hüzün dokulu şiir...
yüreğinize sağlık...
Duygu yüklü şiirinizi
Beğeniyle okudum
Bu şiir ile ilgili 24 tane yorum bulunmakta