Bir tokat gibi yüze çarpıyor rüzgar
Koyulaşan turuncu akşamın şakası yok
Benden başka herkes soba başında
Bacaları tütüyor evlerin
-Ateş olmayan yerden duman çıkmaz-
Yıldız kaydı gece gözlerinde
Ve ben bir dilek tuttum
Sabrımın yelkovanıyla
Umudumun akrebi üst üste geldi
Ve ben bir dilek daha tuttum
Başkalarının şiirlerinde olacaksın artık
Kimden sonra ve kim bilir kimlerden önce
Ya birilerine aşklarını unutturacaksın yazık
Ya da sevgiline bir ders olacaksın bir tecrube
Avuçların terleyecek başka ellerde
Biz ki aynı daldan sarkan iki biberiz
Hayatın sofrasına tat verecek süsleriz
Senin ateşin acı benim yeşilim tatlı
Birbirimizden koparılmayı bekleriz
Kararsın ya da aydınlansın gökyüzü
Yüzünü görmedikten sonra fark etmeyecek
Şarkıların hiçbiri seni ikna etmeyecek
Sözler düşündürmeyecek
Gözlerin azılı iki eşkıya
Yaralar öldürmediği mazlumu
Korkuyla atan damarın keser yolunu
Kömür karası gözler
İki eşkıya gözlerin senin
Türkü söylemeyi derhal keserdi
Bir görseydi seni Karacaoğlan
Su ile taşardı yelle eserdi
Bir görseydi seni Karacaoğlan
Ya bir çeşme ya bir kuyu başında
Nerde olursam olayım
Ve ne yaparsam yapayım
Sadece sen olacaksın aklımda
Yılın her mevsimi
Mevsimin her ayı
Ayın her haftası
Sen bak gülümsemene
Hayatını yaşa dolu dolu
Ben hep öyleyim işte
Cebime sakladım mı avuçlarımı
Üşümem bile
Siler süpürür tozlarını ömrünün
Sağanakları hayat verir
Ne sisten eser kalır
Ne tereddütlü kış güneşinden
Her fırtına allak bullak eder dünyayı




-
Sadık Yiğit
Tüm Yorumlarsevgili dostum bende yazıyorum nacizane senin şiirlerini de okudum ve okurken bir çoğundan keyf aldım yüreğine sağlık şiirlerini imini kullanarak pay yapacağım