Denizlerin mavi çoşkusunda
Düşlerden ayılmak zordu
Girdiğin düşümde, şah damarımdan yakındın
Fırtınada gemi seyir halindeyken
Sen düşümdeydin.
Toprakta tav buram buram,
Bulut parçalandı tuzaklar kurdu
Fırtınalar esti bağımı vurdu
Denizimde durgun sular kudurdu
Elbet sığınacak liman bulunur...
Tökezleyip düştüm yanan ateşe
Ellerimiz ayrılmadan
Dudaklar birleşik,
Gözlerimiz kapalı
Islanmıştık dışarda.
Gece, gecesine doymuştu
Her yer karanlık, kasvet içinde,
erken gel
sahi gelirmisin?
beni bekletme
nefes alamıyorum
bana nefes ol
erken gel emi
Gittin yine tomurcuklandı kasımpatlar
Rüzgar Eylül esiyor saçlaında
Nereye baksam ağıtlar duyuyor kulaklarım
Köşe başlarında göz yaşlarım
Acımı incitme ışıksız zındanım.
Resmini duvara yukarı çaktım
Ansızın,selamsız sen gidiverdin
Cehenneme attın ruhum bedenim
Bu nasıl kader ki, yeniliveridim...
Yıllar çekip gitit seni bekledim
Gel demene alıştım sevgilim
Her mektupta gel diyorsun.
Güneş yeni battı bulunduğum kıtada
Lacivert kadife gibi denizim.
Gündüzleri avunuyorum bulunduğum kıtada
.
Ağlaya ağlaya,doğan ey bebek!
Gelme kuzum gelme, ortam çok bozuk
Düzen çarkı berbat, dünya karışık
Birde kovit denen salgın var kuzum...
Senden öncekiler hapis evlerde
Gideceğim diyorsun
Sana gitme diyemem
Gitmen için bir neden olmalı
Gizleyemem göz yaşlarımı
Tükenene kadar göz yaşlarım, ağlarım...
Gride bir şey bırakma
Yeminler etme,yalvarma gözlerime
Seni asla affetmem,dönmem artık geriye
Boş yere güller serme,bastığım yollarıma
Gelsen yine kapıma,giremezsin kalbime..
Hatırla yıllar boyu,sana çok yalvarmıştım.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!