--- Dünler öncesinde yaşanmamış her sabah gibi…
Sabah çok erken kalkıp., gümüş bir bıçak gibi parlayan Arnavut kaldırımı-erguvan pembesi bir yokuştan aşağı yan yana denize doğru yürüyoruz… Sanki ellerimiz arada birbirine değermiş gibi., dudaklarımızda çocuksu ve saklı bir gülümseme…
. ,
Biliyoruz her gün gibi bugün de zaman çok hızlı akıp gidecek… Anne-babaları boğaz seferinde kılavuzluğa çıkmış yavru martıları besleyip., onlara bir sevda türküsünün nakaratını ezberletelim derken bir de bakacağız ki akşam oluvermiş… Ne güzel değil mi…
. ,
Sonra eve gelip bir çilingir sofrası kuracağız kendimize… Şöyle salata-peynir filan... Hafif şeyler yani... Belki kuşlara öğrettiğimiz türküleri biz söyleyeceğiz bir ağızdan... Sarhoşluk kendini ele verince ve gün yeni güne dönmeden önce de sımsıkı sarılıp yatacağız…
ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı'nda,
budak budak, şerham şerham ihtiyar bir ceviz.
Ne sen bunun farkındasın, ne polis farkında.
Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı'nda.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta