Dışarıda gece, ıslak asfaltın üzerinde ışıldayan bir ayna,
Gökyüzü, ağır ağır boşaltıyor içindeki o kadim yasını.
Sokak lambaları, yağmurun altında buğulu birer fener,
Ve rüzgar fısıldıyor tenine, hasretin o son şarkısını.
Uzaktan bir gölge beliriyor, tanıdık ve beklenen,
Zaman duruyor o an, sanki dünya nefesini tutmuş.
Adımların yankısı, kalbin atışına karışırken aniden,
Yılların yorgunluğu, bir damla yağmurda kaybolup gitmiş.
Göz göze gelmek; fırtınanın ortasında limana varmak gibi,
Sıcak bir nefes, soğuk geceyi bir anda dağıtıyor.
Sana sarılmak; toprağın suya, çiçeğin güneşe kavuşması,
İçimdeki o sönmeyen özlem, şimdi huzurla yatışıyor.
Yüzündeki yağmur damlaları, sevincin inci taneleri sanki,
Seni öpmek; bin yıllık bir susuzluğun ilk yudumu.
Bu gece, bulutlar şahit, gökyüzü şahit bu büyük aşka,
Kollarında buldum ben, kaybolduğum o en güvenli yolu.
Yağmur yağsın varsın, biz artık tek bir şemsiyeyiz,
Karanlığın kalbinde, mutluluğun aydınlık resmiyiz
Kayıt Tarihi : 3.3.2026 15:44:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!