adın yok mavi
koparır
en parlak kanat tüylerini zaman
öğrenirsin
"Akşamları suya iniyoruz güneşle...Nilgün Aras"
akşamları suya inerdi dağlar
bulutların eteğinde
en çıplak tenini giyerdi deniz
en derin mavisine sarınırdı yıldızların
ağustos hep çalımla gelir eylülün kapısına
sırtında ay ışığı ve binlerce umut
avuçlarında geçmiş mevsimlerden yıldızlar
içinin sarı yapraklarında erirken zaman
ardında yağmur
bir adım
bir adım daha yol
hangi anne bir daha doğurur
bizi
hangi toprak örter
eski bir aynada gülümsüyorsun
dağlanıyor suyun kalbindeki yara
taşın soluğunda acı
bu yolculuk ne zaman biter Fa
bu demlenen yas
tamamlanmamış cümle
son sözcüğü yazılmamış roman
orada
durduğum yerde
bir ülke buldu yalnızlığım
ırmağın sessizce aktığı
kesilmiş dal
kırılmış dalga
Güzden sayılır eylül
Hangi şehre gitse suya düşen bir gül
Hangi rüzgara karışsa eski mevsimlerden buruk bir tat
Dağıtır saçlarını on yedisinde
En derin kesiğinden fesleğenlerin
"Ertesi... Uğur Balcıoğlu"
şimdi
ne olacak badem ağacı
saka kuşu ne olacak
sarı çizgi mevsimleri benim şiirlerim
yetimliğin o dingin ülkesinde sarındığın ceketin
bembeyaz boşluğunu giydiğinde uzanamadığın düşlerin
geçemediğin zamansız ve mekansız denizlerin şiiri




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!