Küçük yaştan beri şiire tutkun…
Ölünceye kadar
Ölünceye kadar
Zaman çarklı duygulardan
Tuhaf ve
Büyük büyük yaşıyorum
Bembeyaz süt benizli kızcağız
Siyah beyaz fotoğrafta
Yanına, o kareye seni çekiyor
Sen çok eskiden gelen şifacı bir şaman
Dudaklarımdan öpüp şifalandırdın
Aşk, büyü vs.
Bende yanar ateşi
Bende söner güneşi sabahların
Bende hiç fotoğrafın yok,
Seni çekebilir miyim?
Bu olmamış
Bir daha çekeyim o zaman
Elbet gündüzdü
Saçları ağarmış genç devecinin eksisiydi
Doğrular doğruydu
Rayına oturtmaya çalışırken
Dağılıyordu
Vücudundan sıyrılan keskin kıymık taneleri alev içinde
Teninin kokusundan alıyorum esmerliğini
Güneş vururken saçlarına
Savuracaksın odanın dört tarafına
Düşünüyorum,
Düşündüğüm beyaz kokulu bir düş müydü? Senin kirlettiğin
Adını yazdığın bulutçuklara
Füsun hanım,
Bu günlerde adını ağaca yazdım
Siyah demirliklerin arkasında
Hem de sigarayı bırakmadan önce,
Yanıp sönerken yazdım
Yayladayken bazı günler,
Füsun hanım,
Bir yankının şiddetiyle içime devrilen bir gün vardı
Yeşeren yıkılır , yıkılan yeşerirdi
Öyle kapanıp açılırdı ki perdeler
O ince yaşam çizgisi
Dokunur dokunur keserdi soluğumu
Füsun hanım,
Tohumunda küllenen gülleri yüzüme sürdüm
Arzuyla keder beklediğini gördüm
Ne ağlardım, ne güldüm
Hem görürdün, hem kördün
İlhamım, keşfim
Doludizgin bütünlüğüm
Hareketim, dişil çekimim
Dünyayı taramak, incelemek
Saçlarını tarar gibi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!