Az önce yağdı yağmur.
Çamura bulandı toprak.
Küçücük bir beden,
Yağmurun altında.
-Ayaklar yalın
-Saçlar darmadağın.
Her sey birdenbire oldu.
Birdenbire vurdu gün isigi yere;
Gökyüzü birdenbire oldu;
Mavi birdenbire.
Her sey birdenbire oldu;
Birdenbire tütmeye basladi duman topraktan;
Devamını Oku
Birdenbire vurdu gün isigi yere;
Gökyüzü birdenbire oldu;
Mavi birdenbire.
Her sey birdenbire oldu;
Birdenbire tütmeye basladi duman topraktan;




Oğuzkan dostun sorusuna:
Hedef, dünyayayı yakalamak değil de dünyayı bir dost sofrasına dönüştürmek, insanca paylaşımı yakalamak gerek. Bunun önündeki engel de dünyamıza çöreklenen, 'dediğim dedik, çaldığım düdük' tavrıyla elini soframıza, onurumuza, namuzumuza uzatan emperyalizmdir. Sömürünün köylü-şehirli ayrımı olmaz. Şehirlinin de köylünün de alınteri emperyalizmin sofrasına akmakta. Günümüz konjonktüründe o gizli el, köylünün y-tarlasına ipotek koymakta; Cargill gibi tekellerinin malı satılsın diye şeker pancarı üretimimizi durdurmakta. Konuyu fazla dallandırmayayım ama temel sorun bu. Gelelim köylü duyarlığına. İnsan duyarlıklarının temeli, ilk gözünü açtığı çevreyle başlar. Köyden doğan ozanın da kuşkusuz imgeleminde köy duyarlığı ağır basacaktır.Uzun yıllar kentte yaşasa da. Hele bizim gibi kırkı aşanlarda bu duyarlık giderek yurtsamaya (nostaljiye)dönüşmekte. Önemli olan; bu duyarlığı,
şiire, şiirin isterlerine uygun biçimde akıtabilmekte.
bir tartışma sorusu dünyayı yakalamak için kozmopolit mi olmalı yani şehirli mi, köylü kalınca da ilerlenir mi, bu soruyu niye mi sordum, bu ara bir köy özlemi seziyorum şiirlerde
tebrikler oldukça güzel ifadeler.
Bu şiir ile ilgili 3 tane yorum bulunmakta