Yağmalanmış Ömür
Gelenler misafir değildi, birer hırsızdı sanki, Kimi uykularımı çaldı, kimi o en saf inancı. Gülüşümün altındaki o sağlam toprağı kazdılar, Her giden, gidişini benim en taze yarama yazdılar.
Bir kuyuya döner insan, her kova çekilişinde eksilen, Ben miydim cömert olan, yoksa onlar mıydı hep silen? Kelimelerim azaldı, sesim kısaldı her veda vakti, Ruhumun kumaşı söküldü, koptu en kutsal akdi.
Şimdi baksalar, dışarıdan tam sanırlar bu gölgeyi, Bilmezler ki her giden yıktı, içimdeki o gizli bölgeyi. Sırtımda binlerce el izi, her biri bir parça götürmüş; Beni benden koparıp, koca bir boşluğa mühürlemiş.
Sevgilim, bir günün ortası şimdi
Taşıtlar hızla gelip geçiyor, her yer kalabalık,
Ben seni düşünüyorum bir bodrum kahvesinde
Uzat bana uzat ellerini
İzinli askerler görüyorum, kırıtarak yürüyen işçi kızlar
İstanbul her günkü yaşantısı içinde, uğultulu,
Devamını Oku
Taşıtlar hızla gelip geçiyor, her yer kalabalık,
Ben seni düşünüyorum bir bodrum kahvesinde
Uzat bana uzat ellerini
İzinli askerler görüyorum, kırıtarak yürüyen işçi kızlar
İstanbul her günkü yaşantısı içinde, uğultulu,




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta