Ezberimdedir senden armağan olan defter,
Aklımda yaşayacak her harfi, her cümlesi;
Değersiz kâğıtlardan koptu yazdığın sözler,
Zamanın ötesinde, sonsuzlaşacak hepsi;
Yeter ki, en azından, şu beyinle şu yürek
Yaşamı sürdürsünler güç alarak doğadan,
Saatler, ben saydıkça geçiyor da peşpeşe,
Nurlu gün, bakıyorum, çirkin geceye göçmüş;
Görüyorum soluyor, yaşlanıyor menekşe,
Kapkara büklümleri kaplıyor apak gümüş.
Yapraksız, çıplak kalmış ulu ağaçlar işte:
Sürüleri sıcaktan korurlardı eskiden.
Hiç övünme, Zaman, sen değiştirmedin beni.
Tazelenen gücünle yarattığın ehramlar,
Bence ne şaşılacak yapılar, ne de yeni;
Eski ağızlardaki yeni taam, o kadar.
Ömrümüz kısacıktır: biz o yüzden hayranız
Önümüze eskidir diye serdiklerine;
Benim aşkım ikbalden rastgele doğmuş olsa
Belki, babası yoktur, Talihin piçi denir;
Onu sevip sevmemek, çağın keyfine kalsa
Otlarla ayıklanır, çiçeklerle derlenir.
Hayır, kader kısmetten doğmamıştır bu çocuk,
Onun başına belâ değildir ne tantana,
Anlı şanlı yaşadım, bir alay süs, şatafat;
Dış varlığa bu kadar özenmek neye yarar?
Sonsuzluğa erişmek için bunca temel at,
Hepsi de çöküp gider, kısacık yaşamı var.
Az mı gördük, ikbalde tantanayla yaşarken
Nimetlerin bedeli yüzünden kimler bitti;
İstersen beni suçla veremediğim için
Sendeki şu görkemli erdemlerin hakkını
Unutup göz önüne seremediğim için
Beni her gün daha çok saran tatlı aşkını
Yakınlık göstererek nedense şuna buna
Senin zor kazandığın hakkı harcadım diye;
Bizler iştahımızı kamçılamak üzere
Damağımıza mayhoş karışımlar katarız;
Engel olalım diye görünmez illetlere
Önce ilâcı içip sonra hasta yatarız.
Nemalandım ya senin doyum olmaz tadından
Mideme türlü türlü acı salçalar dolar;
Siren gözyaşından iksirler mi içmedim,
Cehennem gibi pis kokulu imbiklerde damıtılma;
Umutlara korku, korkulara umut mu sürmedim,
Ve hep kaybettim, tam kazanıyorum sandığımda.
Ne aptalca hatalar yaptı şu zavallı gönlüm,
Hiç bu kadar mutlu olmamıştım, dediği anda!
Eski günlerde güzel demezlerdi esmere,
Güzel sayılsa bile başka olurdu adı;
Ama artık erişti uzak düştüğü yere,
Hiçlikle lekelenen güzel hışma uğradı:
Herkes ele alınca Yaradanın gücünü;
Çirkini güzel yapan takma yüz yaratılır,
Sen benim musikîmsin, o güzelim ellerin
Kutlu tahta tuşlarda nağmeler yaratınca
Ve coşup durmasıyla ahenk dolu tellerin
Can kulağıma o hoş ezgiler can katınca,
Çevik sıçrayışlarla yumuşacık avcunu
Öpüp duran o tuşlar beni kıskandırıyor,
lucrece tecavüzü diye bir şiir kitabı var. türkçe çevirisi varsa(kitap olarak) bana linkini atar mısınız?
..
İstediklerimize eriştiğimizde gönül rahatlığıyla bir sevinç duyamıyorsak hiçbir şey kazanılmamış, her şey yitirilmiş demektir.
Machbeth
..
..
Sessiz aşk ne yazmışsa onu oku ve öğren,
Aşkın ince aklıdır gözlerle duyup bilen...
.. çünkü aşk suça iter seveni ..