Nasıl dönüp geleyim bedenim dinç, gönlüm şen?
Dinlenmek nimeti hiç nasib olmaz ki bana?
Günün cefası, huzur sağlayamaz geceden:
Gün gecenin, gece günün kıyar canına.
Kanlı bıçaklı iki düşman değiller sanki.
Elele verip bana başlarlar işkenceye:
Ne kendi korkularım ne dünyanın ilerde
Göreceği günleri düşünen koca kâhin
Ölüme mahkum diye umut görmediler de
Hiç kısaltamadılar süresini sevgimin.
Tutulan ölümlü ay katlandı karanlığa
Kendi boş fallarını şom kâhinler yeriyor;
Toy diye yeren de var seni, sürtük diye de;
Gençsin, uçarısın da güzelsin diyen de var;
Kusura da tapılır sende, güzelliğe de:
Gül yüzün göründü mü hiçe iner kusurlar.
Nasıl ki tahta çıkmış ecenin parmağında
Herkesi hayran eder en değersiz mücevher,
Senden uzak kalışım uzun bir kışa benzer:
Çarçabuk geçen yılın lezzetinden ayrılık
Duyduğum ürpertiler gördüğüm kara günler
Dört bir yanımda köhne çırılçıplak Aralık!
Gel gör ki bu seferki ayrılık yazın oldu:
Gebedir güz bekliyor bir bereketli artış
Sensizdim, bütün bahar yaşadım senden ırak;
Nisan bu, allı pullu, giyinmiş süslenmiş de,
Her şeye gençlik ruhu aşılamış, şen şakrak,
Gülüp oynuyor durgun Saturnus bile işte.
Ama cânım kuşların söylediği şarkılar,
Elvan elvan çiçekler, burcu burcu, alaca,
Erken açan menekşeyi payladım şöyle diyerek:
“Tatlı hırsız, nerden çaldın o güzel kokuyu öyle,
“Aşkımın soluğundan mı? Çekip almış olsan gerek
“Yumuşak yanağındaki o allığı, görkemiyle,
Beyaz zambak benden zılgıt yedi eli senden diye,
Fesleğen de, koncasını senden çalmış ya, ondan.
Beyinden mürekkebe dökülecek ne var ki
Sana bunca götüntü vermesin canevimden?
Dil yeni ne söyler ki, el yeni ne yazar ki
Sendeki erdemlerden, benim sana sevgimden.
Hiçbir şey, tatlı çocuk. Sanki kutsal törenin
Dualarını her gün söylerim birer birer;
Senden ayrı düşeli, ben aklımla görürüm:
Bana göstersin diye yöneldiğim yerleri
El yordamından medet umarım, yarı körüm;
Gözüm görür gibidir, ama sönmüştür feri.
Bu göz, gönlüme hiçbir gerçek iz göstermiyor,
Ne kendi gördüğü kuş, ne çiçek, ne bir varlık;
Sen aklıma taç oldun; kandırdı mı beni ne
Dalkavukluk adlı şu hakan kemiren veba?
İnansam mı gözümün doğru söylediğine?
Sana olan aşkım mı tılsım verdi acaba
Türlü canavarlardan ve gulyabanilerden
Sana benzeyen tatlı melekler yapsın diye
Ah doğrudur kendimi sağa sola attığım
Vazgeçmediğim ele güne soytarılıktan
Canevimi yıktığım sevdiğimi sattığım
Eskileri kırdığım yeni uçarılıktan.
Gerçeğe göz ucuyla yan baktığım da doğru
Ama gönlüme yeni gençlik verdi bu suçlar;
lucrece tecavüzü diye bir şiir kitabı var. türkçe çevirisi varsa(kitap olarak) bana linkini atar mısınız?
..
İstediklerimize eriştiğimizde gönül rahatlığıyla bir sevinç duyamıyorsak hiçbir şey kazanılmamış, her şey yitirilmiş demektir.
Machbeth
..
..
Sessiz aşk ne yazmışsa onu oku ve öğren,
Aşkın ince aklıdır gözlerle duyup bilen...
.. çünkü aşk suça iter seveni ..