-keskin bir bıçak ucunda,
yarım kalmış bir kitabın okunmamış son sayfasında,
gidilmekten son anda vazgeçilmiş bir piknik alanının,
son anda ezilmekten kurtulmuş yavru bir kedinin,
rüzgarın savurduğu bir yelkenliğe,
sonu gelmez bir kaderin mutsuzluğuyla,
İstanbul ağlarken,
İzmir'in sesi hiç ama hiç duyulmaz,
mutsuzluk bile büyüklere...
Saat ilerledikçe daralmalar başlıyor.
Yeni bir günü kaldıramayacak kadar yorgun oluyorum.
Hep aklımda bir soru yatıyor.
Sormaya utanıyorum,çünkü cevap alamayacağımı biliyorum.
Taze çiçeklerin,mis gibi baharların arasında kalabilseydim keşke…
Keşke sevebilseydim, hatta sevilseydim birince…
bütün şairleri toplasınlar,
bütün şiirleri teker teker yaksınlar,
yaksınlar ki izi kalsın bazı şeylerin,
izleri olsun ki,
o zaman değeri anlaşılsın kağıtlardaki dizelerin…
seni görür,
sonra aşık olurum,
seni görür görür,
aşık olurum aşık olmama...
nefes alır alır,
zamanı gelmeden açan çiçek,
döküyor yapraklarını güneşe,
öyle ışıldıyor ki güneş,
öyle mis ki çiçeğin aşkı,
ama birden aşk bitiveriyor,
Yaptığım
Hayatı kendime dönüştürme…
Bir iç çığlığından yorgun bir orgazm arifesine
Benimle oynuyorum.
Zaman daralıyor
Sessizce iç huzura varış
Biten bir günün ardından üvey gelen bir haz
Anlaşılamayan davranışlar içinde yürekten,
Ama insancıl bir serzeniş
Varlığı tanıyış ve yok olma isteği
Teni ten içinde, bir’i bin içinde bulma
bırak uçurumlar yol alsın yanaklarından,
günden güne erisin hayatının buz dağı,
kendini sattırdıkça hayat,
bunu başardıkça,
bütün huzursuzluğu teslim et boşluğa,
yok olsun gitsin...
herşey'e herşeyin hüzünle başladığı gibi başlamak,
mutluyken bile
kendini mutlu olarak inandırmaya çalışırken bile,
bir adım ötede bekleyen bir belirsizliğin haberini ruh'tan beden'e taşımak...
'ben mutlu bir adamım! '
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!