Moda diye-diye soydular bizi
Zıvanadan çıktı, gelini kızı
Ne kışı belli, nede bahar yazı
Hele bu bizdeki modaya bakın.
Rafları süsledi, sahte ilimler
Dünya'ya gelince ağlayıp durdu
Anası sarılıp, bağrına koydu
Açınca gözünü babayı gördü
Yaşına gelince güldü Fukara.
Henüz üç yaşında, öldü anası
Taa Kırım'dan gelir Usman'ın soyu
Nifak çeşmesinden içmiştir suyu
Basiret felç olmuş, bozuktur huyu
Hak-hakikat bilen kula sataşır.
Babadan mirastır şöhretri-şanı
Ne ekin gördüler, ne hasat harman
Tarla-çayır bilmez bizim çocuklar.
Ne gelenek tanır, ne töre ferman
Hiç nasihat almaz bizim çocuklar
Gurbette pinekler, köye gitmezler
Kaplamış Gözünü, derin bir perde
Ararsan bulunmaz, feraset nerde
İblisler Ring atar, gezdiğin yerde
Takke düştü, Poz kalmadı Enişte.
Yüz-yüze konuşmak, işine gelmez
Söyle agam söyle bana
Bizim eller yerinde mi
Garip dostun kurban sana
Hal keyfiyat yerinde mi.
Bağrına at bağladığım
Bunca yıldır yaşarsın tek başına
Simdi hasret kaldın bulgur aşına
Baykuşlar konunca toprak taşına
Üzüm Şarabıyla Şişer Gidersin.
Maşruktan mağribe koştun dolaştın
Serinyol Tugayın, Komando Kıtan
Antep'te Askerdi, Kırk beşte Atan
Sizlere Emanet, Bu Güzel Vatan
Yolların Hürişan Olsun Komando.
Barbaros Sınırda, Nöbet Tutuyor
Bizim komşunun cambaz çil horozu
Her şafak başka bir fel de ötüyor
Sanırsın mahlenin çapkın kolhozu
Hint cambazı gibi her tel de ötüyor
Kadroya geçince, değişti tarzı
Kentler de yaşamın tadı kalmadı
Hürriyet felç oldu, adı kalmadı
Hak-hukuk-adalet Kadı kalmadı
Vallahi saadet, huzur köylerde.
Dergâhlar kurmuşlar falcı-cindarı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!