Aşk-sevgi Kullara Haktan vizeli
Sevda Adem'le-Havva'dan ezeli
Gönül kimi sevse, oydu güzeli
Mahlukat evrildi ÖZ belli değil.
Monarşi safında farklı simalar
Kentlerde yaşamın tadı kalmadı
Hürriyet felç oldu, adı kalmadı
Hak-hukuk adalet Kadı kalmadı
Gidinde yaşayın bizim köyler de.
Feleğin çemberi döndü tersine
Şimdi ki gençliği, edeyim tarif
Bayanı hatundur, erkeği herif
Belin de piştovi, sanırsın şerif
Kasıla, kasıla şişer de gider.
Nasihat alırlar, şıhtan hocadan
Mustafa Kemal'e, Savaş Açanlar
Hür Cumhuriyete, nefret saçanlar
Haşhaşi Sülbüne, Arka Çıkanlar
Şer Bela Atına, Binmiş Gidiyor.
Fetvayla kandırıp, Halkı soyanlar
Beyhudeymiş bunca çile çektiğim
Servet sizin olsun, mal sizin olsun,
Barış bahçesine fidan ektiğim
Dikene razıyım Gül sizin olsun.
Hazana uğradı, baharım yazım
Yaz-bahar ardından mevsim evrildi
Yapraklar dalından uçtu savruldu
Bülbüller aşkından yandı kavruldu
Sonun da kapıyı, çaldı Sonbahar.
Savruldu harmanlar, bozuldu bağlar
Felek hırs eyledi, devran bozuldu
Mevsimler ayrıştı, buzul çözüldü
Mahlukat evrimi, tersten yazıldı
Medeniyet felç oldu Kul değişti.
Bu devri alemin bilinmez yaşı
Sözlerim yalancı fetbaz üstüne
Hak-hakikat bilmez gider tersine
Karabasan olur, kendi nesline
Rehberi şeytandır huyu değişmez.
Beleşten beslenir işine gitmez
Dinleyin sözümü ağalar-beyler
Suyumuz başından bulanır oldu.
Kurtlar çoban oldu sürüyü heyler
Çakallar ruhsatsız dolanır oldu.
Bu nasıl devrandır, bu nasıl zaman
Şavşat ilçesi, Yoncalı'dır köyü
Ağbaba'dan gelmiş hocanın soyu
Kini-kibri yoktu, ipekti huyu
Amel-taksiratı doldu da gitti.
İki oğlu vardı, bir tane kızı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!