Zaman bozuk,insan azgın,
Övmeye lüzum kalmadı.
Senli,benli; güvey, gelin
Olmaya lüzum kalmadı.
Şimdi aklar soluk soluk,
Sana uzaklardan sesleniyorum,
Hasretlik surama çitibe ogum.
Gelmek itiyorum gelemiyorum,
Ayrilik babani yikti be oglum.
Bu kaçinci gurbet sayamadim ben,
Dolaştım,
Nehrin iki yakasını
Köprü korkuluk demirlerini,
Vali Göbeği’ni,
Açıkhava müzesini,
Ve Harbiye’yi
Derdimi anlatam ben hele önce,
Üstünde bir düşün az arzuhalci.
Bu dava çok büyük diyorum bence,
Tüm dertler yanında vız arzuhalci.
Neden Asi?
Oğlan asi,kız asi.
Bilinmez neden asi?
Kıvrılır yılan gibi
Akar gider su asi.
Can Tatar’dan kement var,
BEBEK HASRETİNLE BEKLEDİM SENİ
KOL KANAT GEREREK BESLEDİM SENİ
ALLADIM,PULLADIM,SÜSLEDİM SENİ
NE YAZIK;
AL BEBEK,GÜL BEBEK DİYEMEDİM OY!
BEN,SENİ DOYUNCA SEVEMEDİM OY!
Ne mutlu,
Ah ne mutlu!
Ne mutlu size.
Dilerim,
Gölge düşmesin üstünüze.
Mesut olup, gülesiniz.
(Güllerin en güzeline …)
Bir bilmece gibi sorum var sana,
Etrafına bir bak, bak şu cihana.
Kim koydu adını? Söyleme bana,
Adını gülden alan; GÜL GÜZELİ…
Sensiz,
Gök yüzü hep güneş olsa,
Hep aydınlık olsa dünya,
Sensiz....
Sensiz karanlıktayım,
Karanlıktayım sensiz.
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!