Ve İnsan Haklarıyla İnsandır!

Ve İnsan Haklarıyla İnsandır!

Unutma, ilk içtiğin süt, mama veya su’yun vergisi ödenmiştir! Giydiklerin ve oyuncakların önce vergisini alırlar ailenden! Daha doğmadan borçlusun egemen sisteme… Çok uluslu şirketler yolunu gözler senin bir tüketici daha zincirlerine katmak için..ve sen çocuksun, büyüdükçe kirletirler hayatını! Sonra büyüklerin sana ırk, din, dil, inanç, renk, cins yaftası asarlar! Bir yere ait olma başlar gezegenin bir köşesinde…Sen artık şekillendin! Başlar hayatın tokadı, sopa, silah ve bombalar patlar başında! Sömürü, zulüm, açlık ve sürgün yaşamın doğal bir parçası sayılır! Ankara’da 17’sinde idam edilirsin, Mezopotamya’da abilerini sahiplenmek adına taş atarsan 13’ünde zindanla tanışırsın. Sapan atarsan İsrail askeri kurşunlar seni, kara kıtada açlıkta saniyede bir ölürsün, AIDS’e yakalanmakta var, uzak Asya’da beyaz batılıya bedenin de satılabilir! 12’inde çırak işçi, yada taze organın satılmış bir pazarsın! Irak, Afganistan, Kürdistan, Filistin, Afrika, Sri Lanka yada başka bir parçasında dünyanın başına füzeler inmiş bir hedefsin! Sen çocuk değilsin, hakkı verilmemiş yavrusun ve potansiyel düşmansın artık! Çünkü herşey çıkar ve para üzerine kurulu bir düzen dayatıldı sana!
…ve sen insan, haklarınla insansın!

Öyle her okulda okuyamazsın, her kent veya ülke de de..İstediğin iş veya mesleği yapmana sen karar veremezsin! Ücretine ise asla! Çünkü sen toysun, birşey bilmiyorsun büyüklerin yanında! Gençlik gelecektir, işte önce geleceği satın alırlar daha çok ömür uzatmak için! Süren devranın devamı için!
En aktif gençliğinde vatan bekleme adına askere alınırsın ve artık sen sana ait değilsin! Belki işkence yaparsın, belki bombalama, silahla tarama veya katliam yaparsın karşıda gösterilen insanlara. Yada karşıda ki lerin adına! Kız isen koca beklersin büyüklerin uygun gördüklerine seni verme hakkına sahipler, başlık parası pazarı başlar, çocuk sayısına sen karar veremezsin. Yasaklar…yasaklar…Erkeğin ne derse o olur, çünkü o bu dünya’nın sahibidir! Ata erkil toplumu başladıktan bu yana o büyüktür,güçlüdür!
…ve sen insan, haklarınla insansın!

Üyesi olduğun, sempati duyduğun partin, meclisin, sendikan, vakfın, kulüp, dernek veya örgütün’e kilit vururlar bir gecede. Sen… sen ve siz olmayasınız diye! Mutlaka aykırı buldular, egemen sistemlerine! Kurdukları sistemin birer devleti var, sana baskı yapması için, seni dizayn yapması içindir! Çark dönüyor ve sen bu çarkın dişlileri arasında ezilirsin! Çark sahipleri var, bu sen değilsin! Sen sadece bu çarkın ücretli yada ücretsiz kölesi olabilirsin! Çok fazla isteme, fazlasını isteme yetkin daha doğmadan elinden alınmıştır! …üzerine yıkılan kara dünya düzenine baht, kader denir yada bilinmeyen bir Tanrıya havale edilir bütün olumsuzluklar…seni dualarla, beduallarla başbaşa bırakırlar seni! Dua,beddua yada Tanrına karışan da olur! Bazen bu bir aşk şarkısı, özgürlük türküsü veya sevda şiir’leri de olabilir! Başka aykırı hayaller kurarsan, alternatif projelerin olursa gelecek için, sakın efendiler duymasın bir gecede bombalar başına yağabilir!
…ve sen insan, haklarınla insansın!

Sonra ait olduğun kimlik, kültür, cins,inanç, millyet veya renk inkar edilir! İmha edilir! Yok sayılır yada aşağılanır! İsim veya renklerin yasaklanır… ana dilinden konuşma veya yazman kabul edilmez! Çünkü aykırısın efendinin sistemine! Evin, köyün, mahallen, yaylan, dağların hatta hayvanların bombalanır… işin, eğitimin ve düşüncen sansüre uğrar…toprağın işgal edilir…eşin, dostun, ailen ve arkadaşlarından ayırırlar..ve sen sürgünsün başka diyara, adın mülteci artık! Yan bakılır elin diyarında, horlanır ve aşağılanırsın! Ayrımcılığa tabisin! Yada başka bir sınıfa aitsen, emeğin, beynin ve bedenin çalınır!
…ve sen insan, haklarınla insansın!

Beş kıtada siyah, beyaz ve esmer yüzlerce ırk, binlerce dilli 220 devlete ayrılmış 6 milyar dünyalısın. Sosyal Sınıflara, renklere, ırklara ve inançlara bölünmüşsün… oysa sen eşit insansın doğarken..! Koca evren’in bir gezegeninde bilinen 15 bin yıllık tarihinde 61. Yılını kutluyorsun İnsan hakları gününün. Tarih 10 Aralık 1948...ve yeni bin yılın yeni 21.yüzyılında hala efendisiz değilsin! Küçücük bir grup seni ve doğanı, dünyanı ele geçirmiş ve on bin yıldır efendisidir! Sadece yüzde 10’nu efendi ve insandır haklarıyla yaşadığın yeryüzünde! Adalet istenmez verilir çünkü mülkün temelidir, mülkün yoksa adalette yoktur! Hak istenmez verilir, özgürlük istenmez verilir, eşitlik istenmez sağlanır, mutluluk olmaz satılır, konut sağlanmaz satılır, sağlık şifadır satılır, eğitim alınmaz verirler! Kim kime veriyor? Sen bu dünyalısın ve herşeyine eşit ortaksın…neden sana veriyorlar yada istiyorsun…Dünya’yı senden aldılar, şimdi uzayı paylaşıyorlar!
Her sabah binbir emekle yeniden yarattığın hayatın, makinaların, mülkiyetin, zenginliğin, kısaca yerkürenin yabancısısın! Ama milyarlarcasın ve her gün hizmetindesin bir avuç haraminin!
…ve sen insan, haklarınla insansın!

Bugün 10 Aralık, dünya İnsan hakları günü! Yine demeçler, açıklama ve kutlamalar…
Ey insan! Ey Dünyalı!
Ne kadar sömürülürsün?
Ne kadar soyulursun?
Ne kadar zalimin zulmü altındasın?
Ne kadar yasaklısın?
Ne kadar bağımsızsın?
Ne kadardır payına düşen dünya’nın zenginliği?
Ne kadar adalet seninledir?
Ne kadar eşit dünyalısın?
Ne kadar özgürlüğün var?
….ve ne kadar insan haklarına sahipsin sen!
…ve daha kaç yıl insan hakları gününü kutlayacaksın?
…ve sen insan, haklarınla insansın!

10 Aralık 2009

Kadim Laçin
Kayıt Tarihi : 26.12.2013 17:06:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!

Kadim Laçin