Bir gün ölürsem sana doymadan
Her canlı gibi mezara konduğum an
Vasiyetimdir sana bir top karanfil
Gelirde mezarıma koyduğun zaman
Hele arasına sevdiğin o gülü katarsan
Rahat uyurum güzelim
Senin gülün mezarım üstünde
Bir inadım kaldı eskiyip değişmeyen,
Bir de kahrolası gururum.
Kelepir bir hayatla, ucube bir dünya arasında
Gidip gelen eski bir taka misali yaşarım, yaşamaksa
Zaten karanlık geceler misâli bahtım
Devamını Oku
Bir de kahrolası gururum.
Kelepir bir hayatla, ucube bir dünya arasında
Gidip gelen eski bir taka misali yaşarım, yaşamaksa
Zaten karanlık geceler misâli bahtım




İnsanlar öldükleri zaman ruhları bir daha kıyamet kopup ikinci sur üflenene kadar cesetlerine dönemezler Veli bey kardeşim. Çünkü cesetler ruhların geçici dünyevi elbiseleri idi ve eskidikleri için yenilenmeleri gerekli olmuştu. Yani sizin kabrin üstüne koyduğunuz ya da koyulmasını vasiyet ettiğiniz gülün çiçeğin içerideki ölmüş ve çürümekte olan cesede hiç bir faydası olmaz. Zaten cesetler de içlerinde ruh olmadığı için üzerlerinde neler olup bittiğinden haberdar olamazlar vesselam.Onun için yapılması gereken en doğru şey- eğer kabirde yatan müslüman ve mü'min ise- onun affı ve makamının cennet olması için Allah'a dua etmektir.
Hayırlı sınavlar.
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta