istemem, tutmayın ellerimi
gün yüzü göstermeden kıyacaksanız baharıma
gönül verip sevmeyin de beni
saçlarıma dokunmadan yâr olacaksanız koynuma
varsın taçlandırılmasın doğurganlığım
istemem, ana demeyin bana
çan eğrisi tersten işlemekte
tümlüğe eksik zamanlara kucak;
kırka iki kala keşfim
bir dehliz, beynimin çıkmazında...
uzaktan bakan benim
Devamını Oku
tümlüğe eksik zamanlara kucak;
kırka iki kala keşfim
bir dehliz, beynimin çıkmazında...
uzaktan bakan benim
oysa bilmezler ki
çiğdemdeki ezilmişliği olduğu kadar
en iyi bilen de anlayan da benim
kardelendeki direnmeyi
bilmezler ki
beni bensiz anlatan ne varsa dünden bu güne
eğri bir dille ağıda çevirirken türküleri
benim yine de bağrında taşıyan güneşi
başı dumanlı
etekleri çiçekli...
bir nazlıhan hasköylü klasiği okudum...yüce yüreğin dizeleri......harikaydı.....saygılar
oysa bilmezler ki
çiğdemdeki ezilmişliği olduğu kadar
en iyi bilen de anlayan da benim
kardelendeki direnmeyi
*Çokkkkkkkkkk harika bir şiir yüreğine sağlık kutluyorum keyifle okudum yürek dolusu sevgiler ve selamlarımla tam puan*
töre sadece bana işlemiş günah bana
ben ölümlerden ölümlere yazılırken
elinin kirini yıkamış ötekiler
boğulmuş çığlığım yitip gitmişim kuytularda
Ve kadınlarımız anamız avradımız yarimiz demiş..usta nazım..kaleminiz daim olsun gününüz kutlu olsun.tebrikler.
Konu dertli, dumanlı ...yazılası söylenmemiş, söylenememiş nice cümleler var gün yüzü görmemiş ama bir şekilde kadınımıza değmiş...sır kalmış dumanlanmış başı ....
ama dileğimiz aynı 'etekleri çiçekli' olsun...
saygıyla....
mehmet
Tarihimiz boyunca kıramadığımız yanlışlıklar zincirinin halkalarından birini veciz ifadelerle anlatmışsınız şiirinizde. Kendi insanına değer vermeyen bir toplumda kadının acılarının çok daha fazla olacağı muhakkaktır.
Daha acı olan şeylerden biri de bütün hayatımızca faktörel özelliğini kesintisiz koruyan ve bütün hayatımızca uğraşısını vermek zorunda olduğumuz şeyleri senenin sadece bir gününe sıkıştırmak. 7 Martta kadın yok gündemimizde. Onun dertleri, problemleri, çektikleri, yaşadıkları yok. Acıları yok, Problemleri yok. Kadın yok gündemimizde 7 Martta. sadece 8 Mart'ı ona izafe etmişiz ve yüzeysel bir takım söylem yada basit etkinliklerle kadını konuşmuşuz. Ne önemi var ki bunun?. Çünkü aynı kadın tüm dertleriyle, tüm problemleriyle, tüm acılarıyla 9 Mart ta unutulup gidecek. Bir yıl boyunca sadece magazinsel haberlere konu olacak olursa. Bir de Küçük puntolarla ara sıra gazete satırlarının arasında yazılıp çizilecek.
Her şeyimizi öyle yapmıyor muyuz. Kolundan tutarak götürüp yaşlılar evine yatırdığımız annemizi, başımızdan atmak için düşkünler yurduna ellerimizle teslim ettiğimiz babamızı, senenin 364 günü her türlü ilgisizliği, duygusuzluğu, hatta ihanet ve aldatmacaları üzerine boca ettiğimiz sevgilimizi sadece senenin belli bir gününü onlara adayarak vicdani, insani sorumluluğumuzdan kurtulduğumuzu düşünüp kendimizi aklamıyormuyuz?..
Keşke yılda bir kere anmakla, hatırlatmakla giderilecek kadar basit olsaydı meselelerimiz.
Şiir Nazlıhan Hasköylünün şairliğine ve ustalığına yakışır nitelikte. Tebrik ediyorum.
kadınların düşündüklerine tercüman olmuş bu şiir...bir kadın olarak teşekkür ederim Nazlıhan hanım..:)
Güne izafe edilen anlama binaen, toplumsal gerçeklikte sürüp giden, akıl ederek değilde, birilerinin eksenlediği rol model ilişkileri benimsenmişliğindeki, hayretlere düşürür, yüze kara vurdurur tutumları ne de güzel yüzlere çarpmışsınız.
Yüreklice cesurca, bir yanda sunumun en katlanılası, ve sunumu tüketme, öznesinin görülmemesi. Diğer yandan onu hoyratça benimseyip, bir gerekliliğin, vacibil vucutluğu. Çok utanılası ve gerçekliğin çarpıtılarak rol modellenmesi.
Bu nefis anlatım ve anlamlandırmanızı yürekten kutlarım. Tam puan destekle selamlar...
Bugüne anlamlı şiir. Başarı ve güzel anlatım. Tebrikler. .
Erkek hep dedi....
Kadınlar hep dedirtti...
Şiirdeki her şeyi kadınlara söyleyen ve yapanları analar 'erkek evladı' formunda yetiştirdi.
Önce evde analar, 'kızları kız evlat' 'erkekleri erkek evlat' formunda yetiştirirken, kıza biçtikleri hayat, erkeğe biçtikleri hayat sonuçta şiire konu oldu.
Kız veya erkek en azından 15 yaşına kadar ana kültüründe, ananın yetiştirdiği formlarda yetişir.
Analar yetiştirdiği erkeklerden maalesef bunları görüyor.
Kanımca işin kökü, sırrı, analarda yatıyor.
Ana dili
Ana kültürü
Ana formu
kız ve erkek evlat yetiştirmede yenilenmelidir.
'bilmezler ki
beni bensiz anlatan ne varsa dünden bu güne
eğri bir dille ağıda çevirirken türküleri
benim yine de bağrında taşıyan güneşi
başı dumanlı
etekleri çiçekli... '
şiirin kadın hali bu olsa gerek
kutluyorum yüreğinizi
Evet, işte kelam bu.
Bu şiir ile ilgili 40 tane yorum bulunmakta