Varsılların,Doymayan Karnı Değil, Nefsidir
Biz yoksulları doyuramadığımız için değil,
karnı tok, sırtı pek olduğu hâlde doymak bilmeyenleri doyuramadığımız için sorunları çözemiyoruz.
Çünkü asıl sorun açlık değil yalnızca;
açgözlülük, hırs, tamah ve sınırsız sahip olma arzusudur.
Kimi insan ekmeğini paylaşarak büyür,
kimi ise servetini büyütürken insanlığını küçültür.
Birinin sofrasında ekmek eksiktir,
ötekinin sofrasında vicdan.
Birinin cebinde para yoktur,
diğerinin ise doymak bilmeyen bir nefsi vardır.
Para, pul, makam, mevki ve koltuk insanın hizmetinde olması gerekirken;
insan bunların kölesi olduğunda adalet yara alır, toplum bozulur, siyaset kirlenir.
Sorun yalnızca kaynakların kıtlığı değildir.
Asıl sorun, kaynakların adaletsiz paylaşılması ve sınırsız servet hırsının meşrulaştırılmasıdır.
Toplumun bir kesimi geçim derdindeyken,
küçük bir kesimin daha fazlasına sahip olma hırsı
sosyal adaleti, ahlakı ve toplumsal huzuru kemirir.
Oysa insanın gerçek zenginliği;
ne kadar biriktirdiğiyle değil,
ne kadar paylaştığıyla,
ne kadar insanın hayatına dokunduğuyla
ve geride nasıl bir vicdan bıraktığıyla ölçülmelidir.
İşte Halkçı, Hakça Düzen tam da burada anlam kazanır:
Ne yoksulluk kaderdir,
ne de sınırsız zenginlik bir başarı ölçüsüdür.
Üreten kazanacak,
emek karşılığını alacak,
varlık adil paylaşılacak,
kimse aç ve açıkta kalmayacak.
Çünkü toplumun amacı birkaç kişinin sınırsız zenginliği değil,
herkesin insan onuruna yaraşır bir hayat yaşayabilmesidir.
Gerçek mesele:
Yoksulu doyurmak kadar,
doymak bilmeyen nefsin sınırını koyabilmektir.
Adaletin olmadığı yerde zenginlik huzur getirmez;
hakça paylaşımın olduğu yerde ise refah toplumsallaşır.
İnsanlığı kurtaracak olan daha çok tüketmek değil,
daha çok paylaşmak;
daha çok sahip olmak değil,
daha çok insan olmaktır.
Kemal Tekir
Halkın sesi
Kayıt Tarihi : 20.08.2026 14:08:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!