Mescidin duvarı sağır,
Dua ettim, dön de bağır,
Müezzin benden de ağır,
Vardır elbet bir bildiğim.
*
Cennet şarabı içmişim,
Ben kendimden geçmişim,
Ak ile karayı seçmişim,
Vardır elbet bir bildiğim.
*
Gönül bir hırkaya dargın,
Üstünde feleğin çarkın,
Azrail bugün pek yorgun,
Vardır elbet bir bildiğim.
*
Deryayı bir yudumda yuttum,
Balığı karada unuttum,
Ben bu sırrı gizli tuttum,
Vardır elbet bir bildiğim.
*
Molla günahtan dem vurdu,
Sevabı teraziye vurdu,
Hesap tam ortaya durdu,
Vardır elbet bir bildiğim,
*
Âlimin cübbesi delik,
İçinde bin türlü çelik,
Bu yol hem uzun hem belik,
Vardır elbet bir bildiğim.
*
Uçtum yedi kat semaya,
Baktım yıldızlı sinemaya,
Gerek yok artık kanmaya,
Vardır elbet bir bildiğim.
*
Şeytanla tavla atarım,
Zar yerine sevap satarım,
Bazen de tersine yatarım,
Vardır elbet bir bildiğim.
*
Kainat bir büyük kazan,
Ben içinde şiir yazan,
Bozulurmuş bazen düzen,
Vardır elbet bir bildiğim.
*
Kıratım yorulur düzde,
Ateş yanmaz imiş közde,
Mana aranır her sözde,
Vardır elbet bir bildiğim.
*
Can kuşu çıktı kafesten,
Kurtuldu dünyevi hevesten,
Bir fısıltı geldi sesten,
Vardır elbet bir bildiğim.
Kayıt Tarihi : 27.6.2025 21:25:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!