Kutlama
Siz değerli antoloji üyeleri
Sizin tüm ailenizin ve bütün İslam aleminin
Kurban Bayramını kutlar hayırlara vesile olmasını
Allah tan dilerim….
Ayrıca Antolojiye çok teşekkürler bu fırsatı bize verdiğinden.
..
Yağmurlar yağardı
Bu şehrin caddeleri sırılsıklamdı
Bulutlar yıldızları
Sen pencerenin perdelerini örterdin
Bütün içli şarkılar
Arka arkaya çalardı
..
Van Gölü'nün Atatürk Dağı'nı gören kıyısında
neden tek bir resmimiz yok;
ve yahut Nemrut'u ya da Süphan'ı arkamıza alıp
hani olmadı şöyle uçsuz bucaksız maviliğin önünde?
Orda burda çekilmiş bir kaç resmimiz var
bakıyorum, hepsi eksik kalmış
..
Gözlerinden dökülürken,
Şırıl şırıl boşalırken sözlerinden yüreğin;
Durmadan,
Hiç durmadan içiyorum yüreğini...
Lakin hiç durmadan içsem de yüreğini;
Susuyorum,
Her daim susuyorum yüreğine...
..
Tüm kapılar kilitli...
Ne sağdan,
Ne soldan tek bir çıkış var;
Ne önden, ne arkadan...
Kaçış yok,
Almış beni gidiyor zaman..!
Kim bilir nerede bekliyor beni,
..
Vampir pisledi…
Ne yoktu ki, rengarenk,
Kocaman dışkısında;
Sayısız gömlek,
Pantolon, etek,
Envai türlü kazak…
O an sağa sola döndüm;
..
MALKARA
Burası hasretin tapınağı,
Kayseri hüzünler şehriydi,
Van nurun düştüğü yer,
Yüksekova tozar, uçar.
..
Gözlerinde eriyince gönlümdeki kar;
Coştu,
Şahlandı gönlümdeki sular...
Gözlerinde eriyince gönlümdeki kar
Ve azgın,
Çılgın bir çağlayana dönünce gönlümdeki o dingin,
..
Yokluğunda semadan, arzdan, denizden, yıldızdan,
Her şeyden resmini içti...
Susamadı gözlerim;
Yokluğunda bir gün,
Hatta bir an bile susamadı resmine;
Susamayacak..!
Basamadı resminle gözlerimin arasına,
..
Ümidim yok artık,
Dönmeyeceksin...
Yapışmış inadın ve gururun,
Sımsıkı yapışmış ayağına..!
Ümidim yok artık,
Dönmeyeceksin...
..
Bir acı,
Bir yakıcı suya girdi büyük adam...
Ve aylar, yıllar sonra eridi...
O eridi,
Yitip gitti belki ama;
Tatlandı,
Bir hoş oldu,
..
Hemd û Sena û meznayî
Te me çêkir ji tûnayî
Rebbê ins û cinayî
Kî kare beje tû kayî
Tû li her derî xwîyayî
Deşt û çîya û asûman
..
Akşam oldu...
Yine kapandı gözlerin...
Ve yine dün akşamki,
Her akşamki gibi göz kapaklarının gölgesindeyim...
Her günün sabahında,
Her günün sabahında ağır ağır açılan göz kapaklarının arasından doğar;
..
Her yanda gözyaşı..!
Her yanda kan..!
Dünya zehir misali, sanki baldıran..!
Ey sıcak yatakta uzanıp yatan;
Uzanma zamanı değil bu zaman,
Yüreklerin yangınında yanma zamanı..!
Yüreklerin o kor mu kor yangınında yanarsak,
..
Gün gelecek, an gelecek;
Kuruyacak,
Hepten kuruyacak kan gölü...
O gün, o an gelince,
Bir baştan öbür başa kuruyunca kan gölü;
Karaya oturacak,
..
Kestik... uzadı…
Kestik... uzadı…
Durmadı,
Kesildikçe uzadı tırnak…
Kesilmezse şayet,
Koparılmazsa parmak;
..
Ne gün,
Ne zaman benim için ağlasan,
Benim için ne zaman dolsa gözlerin;
İçime damlıyor,
Hep içime damlıyor gözlerinin nemi...
Ve her damlada biraz daha,
Biraz daha açılıyor karanlığımın demi...
..
Sen yokken,
Gözlerin gözlerime bakmazken,
Şu ocak misali sımsıcak gözlerin yüreğime akmazken;
Kışımda,
Zemherimde donmuştu zaman..!
Ey bahar bakışlım;
..
Şu duyduğum Azrail'in ayak sesleri...
Dönsen de boşuna..!
Şimdi, hemen şimdi gelsen de boşuna;
Artık yolcuyum..!
Dinmedi,
Hiç dinmedi gittin gideli;
..
Nankör ahalinin kör mü kör gözlerinde kırıldı,
Tarumar oldu şemsiye..!
Kırıldı
Ve kapandı...
Bir kapandı
Ve bir daha açılmadı şemsiye..!
..



