Van Gölü Kıyısı Şiiri - Veysel Sari

Veysel Sari
382

ŞİİR


12

TAKİPÇİ

Van Gölü Kıyısı

Bak Van Gölü’nün o uçsuz bucaksız lacivert sularına vurdu ay ışığı dilsizce...
Karşıda Süphan Dağı’nın karlı, heybetli zirvesi sessizce seyreder benim bu yıkılışımı.
Beni devirdin de sattın ellerin yabancı iklimine bu koca dünyayı sen herif!

Akdamar Adası’nın o tarihi taş kilisesinin avlusuna çöktüm dün gece tek başıma,
Aşka yenik düşen Tamara’nın asırlık ağıdı karışır gecenin o dondurucu poyrazına...
Sen handsiz, vefasız ellerin bahçesinde al güller dererken gamsızca, ben buralarda karardım.

Van Kalesi’nin göğe yükselen o heybetli surlarından baktım kentin dumanlı ışıklarına,
İskele Caddesi’nde yürüdüm adımlarım ağır, efkârım boyumdan büyük, yüreğim dünden yorgun...
Biz seninle bu serhat boyunda, bu gururlu topraklarda bir ömürlük destan yazacaktık heyhat!

Muradiye Şelalesi’nin buz tutmuş sularından akar gibi akar içimden gözyaşlarım,
Yerin yedi kat dibine gömdüm senin o vefasız adını, o sahte yeminlerini.
Bu serhat şehrinde hiç kimse anlayamadı benim bu içimdeki ağır, bu derin kırgınlığı.

Edremit sahilinde oturdum da yakıverdim bir cigara efkârla, dumanı karışdı göğe,
Gümüş inci kefalleri sıçrar sudan, yakamozlar parıldar karanlık geceye...
Bu toprağın insanı merttir, sevdasına sadıktır; sen herif, kıydın bu garip adama, bakmadın gözümün yaşına.

Hoşap Kalesi’nin o sarp, o geçit vermez kayalıklarına dayadım yorgun sırtımı,
Hangi delikanlı dost el uzatsa "Geçer yahu, sabret" derler da, bilmezler içimdeki harı...
Ne yapsam eylesem söküp atamadım senin o zalim, o vefasız adını bu dertli kanımdan.

Artos Dağı’nın gölgesi düşerken ovanın bağrına, rüzgâr son kez fısıldar adını,
Bir daha ne bu yollara düşer ayak izim ne de adın geçer benim dertli sohbetimde.
Söndürdüm içimdeki o eski yangını, küllerimi de savurdum şu koca gölün sularına!

Yedi kilisenin çan sesi, minarelerin ezanına karışır da şahitlik eder bu ayrılığa,
Koynumda büyüttüğüm o lekesiz sevdayı gömdüm bu kadim kentin taşlı toprağına.
Gayrı ne senden bir haber beklerim ne de senin olduğun o sahte baharlara dönüp bakarım!

Görüyorsun ya, söz devrildi artık, Van’ın üstüne çöktü o zifiri, o çetin doğu gecesi...
Van Gölü’nün hırçın dalgaları, şu dilsiz dağlar şahittir bu mağrur adamın ahına;
Kendi ağıdımı kendi bağrımda yaktım da, yine de boyun eğmedim, başımı eğmedim sana asla!

Veysel Sari
Kayıt Tarihi : 28.08.2026 06:09:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!