Bu gece sabah olmadı,
karanlığıma gün doğmadı.
üzüntü keder derken birde hasret,
İnan yüreğime sığmadı.
Gönül kapımı çalmadınya tık tık,
..
çocukken hep oyun gelirdi bize hayat
Sonra yavas yavas büyümeye basladık
Büyüklerimiz hiçrbir zaman anlatmadı.
Hayatın bu kadar acımasız olduğunu.
Hayatın bu kadar zorlu olduğu okulda öğrendim.
Önce okumanın hayata baslamanın bir adımı olduğunu
..
Kokun burnumda hala
bahar yeri kokladığım ilk çiçek gibi
bir çocuk ağlıyor ortalık yeri
daha yeni doğmuş,üzüntü değil!
Şarkılar söylüyor gök aşıkları
7 ayrı renk,7 ayrı ses
yağmurun çoşkusu var yeryüzünde
..
Gün bitti akşam oldu
Karaya büründü her şey
Karanlık kapladı her yeri
Karardı ruhumda şimdi
Uzun bir akşam ve gece
Sabah olmaz gibi
..
Ürkek uykularım kaçıyor
Duygular etrafa saçıyor
Sabah ezanı okunurken
Acımayan yerim acıyor
Duyar inanan inanmayan
Yangında var mıdır yanmayan
..
Gidelim artık buralardan
Açılalım uçsuz bucaksız denizlere
Geçmiş ve gelecek bizi kuşatmadan
Sadece anı yaşayalım, sadece ikimiz
İkimizin olduğu bir dünya kuralım
Sevgiyle büyüyen çiçekler içinde
..
Aniden koptu bir telaş hem de iki alemde
Davetsiz aşılamayan o ince cizgiye gelindi.
Karşılayan sevinir, gönderene yetmez iken üzüntü
Ayrı dünyalarımızda gün yeniden doğuyor şimdi.
Önceki alemin yorgunluğundan olacak ki
Bedenim bıraktığınız gibi inzivaya çekilmiş.
..
Üzgün kızıl gökyüzü
Kızmış olmalı maviliklere
Anlaşılmaz ki nasıl bakar gözü
Geç kalınmış gitmişliklere
Ne bir çiçek yeşerir topraklarda
Nede zaman kokan bir ağaç
Herşey kaybolur oldu karanlıklarda
Zaman zamansız geldi sevgili çabuk kaç
Kapattım kapımı kalabalığa
Ne bir soru sordu yalnızlık
Nede bir üzüntü geç kalınmışlığa
Konuşmadım yıldızlarla baktım onlar benden kalabalık
..
Sana duyduğum aşk umut kadar mavi,
Gökyüzü kadar temizdi.
Bulutlar kadar ulaşılmaz,
Okyanusun dibindeki inci kadar değerliydi.
Belki inanmayacaksın ama,
Herkesinki gibi değildi,bilinmezdi.
Onu benden başka kimse hissedemezdi.
..
Henüz yirmi beş yaşında toy bir delikanlıydı
Sevgiye muhtaç sahipsiz içinden yaralıydı
Felek bizden almasaydı belkide şimdi nişanlıydı
Ah tanerim vah tanerim sensiz ben derbederim
Sen gittin gideli hala kor gibi yanıyor yüreğim
Büyük bir sevinçle işe başlamıştı tüpraşta
..
Her şeyi sende kaldı bu hayatın
Nameleri sevinçleri
Gülüşlerin gülüşlerimde emanet
Geri gelmeyecek hevesleri
Kaç üzüntü içtim böyle yıllarca
Kaç dert bana derdini anlattı
..
Şimdi şunu kafanızda canlandırın lütfen.
Körkütük aşık olduğunuz biri var. Öyle ki ondan başkasını görmüyor gözünüz. Her an, her dakika aklınız onunla dolu, meşgul. Ondan başkasını ve başka birşeyi düşünemiyorsunuz. Onunla belki de yaşayabileceğiniz en güzel, en olumlu ve de en anlamlı ilişkiyi yaşadınız. Hayatınızda ne biliyorsanız bunu size o öğretti. Uzunca bir süre hayatınızda oldu, yer aldı, doldurdu. Ve öyle bir an geldi ki, ona olan sevginizi artık tanımlayamaz oldunuz. Herşey güzel ve sakindi. Ama sonra.
O kişi birden ve hiç ummadığınız bir anda sizi bırakıverdi. Hiç bir açıklama yapma gereği duymadı. Böyle olması gerekiyordu, dedi hareketleriyle. Sizin bütün görüşme çabalarınızı reddetti. Bütün konuşma çabalarınızı engelledi. Siz kovaladıkça o kaçtı. Bir zamanlar sizi sevdiğine dair hiç bir iz kalmamış gibi hareket etti. Kendini sakladı. Hayatınıza girdiğinden çok daha kısa bir sürede, çok daha anlamsızca ve çok daha fazla üzüntü vererek sizi terketti.
Siz acınızla nasıl başedeceğinizi bilemediniz. Çünkü nasıl ki, daha önce hiç böylesine aşık olmamıştınız, bu yüzden terkedildiğinizde de ne yapmanız gerektiğini bilmiyordunuz. Avunmak için hiçbir şey yoktu hayatınızda. Çünkü böylesine yoğun bir sevgiyi pek az kişinin yaşadığına inanıyordunuz.Yaşayanlar da zaten bu avunma ya da üzülme sürecini çoktan geçmişlerdi. Yalnızdınız. Yaptığınız hiç bir şey sizin yangınınızı söndürmüyordu. Ona ulaşmaya çabaladığınız her an, aldığınız tepki bir öncekinden daha fazla yıkıcı ve öldürücü oluyordu. Bu duruma ne kadar dayanabilirsiniz? 1 ay mı? 3 ay? yada 8 ay mı?
..
Anlayan çıkacak bir gün seni de
Yeter ki umuda koşsun gönüller
Geceler, sabaha mahkum güzelim
Geçmiyor desek de geçiyor günler
Dün olan, öylece kalsın geride
Geçmişi tutamaz insan elinde
..
Sensiz bir diyarda geçiriyorum hayatımı
Huzur ve mutluluk olan bir diyar bu.
Düşünüyorum da, neymiş senle o günler?
Şükür ediyorum, geçti o dönemler.
Üzüntü ve çileden başka bir şey tanıtmadın bana.
Şimdi bilmiyorum huzur denen şey nedir acaba?
..
Gene bir sonbaharın penceresinden,
Doluyor gönlüme sonsuz bir üzüntü;
Göze gelmiş de utanmış hevesinden,
Harabolmuş , perişan, soylu görüntü.
Hazanın neş'esi hüznünde solarmış;
Zira, bir özlemi gizlermiş gülüşünde;
..
Boş bir oda da,
Boş bir sandık misali,
Ben yine aynı yalnız,
Ben yine aynı garip.
Ucuz bir yalnızlığın acısını çekiyorum,
Boşu boşuna beni bu garipliğe sürükledin.
..
Hey heey yine de hey heey
Armudu aldım avucuma bırakınca
Hemencecik düşüverdi yere
Meraklı Melahat sen bilirsin söyle
Neden armut havada asılı kalmadı?
Hey heey yine de hey heey
..
Güneş farklı gülümsedi bugün bana
belki hayatımda doğru istikametteyim ya
o yüzden sıcacık geldi bana.
Anlatılmaz bir duygu var içimde,
belki mutluluk?
belki üzüntü?
ya da her ikisi...
..
Şiir saati olur televizyonda ve de yorum
Pek de fazla itibar görür doğaüstü şiirler
Benim izanım kıt zahir pek anlamıyorum
Neden Necip Fazılı bu denli beğenirler
Şiirlerinde karamsarlıktan mıdır nedir
Doğaüstücülük kaplamış onun ruhunu
..
Yeni bir gün daha doğdu sensiz
Üzüntü ve hasretin içinde savruluyorum
Çölde kaşmış aç susuz isyanlarda
Senin aşkınla sürünüyorum
Seneler gelip geçsede
Seni unutturamazlar bana
..



