/önünden dün gece geçtim, misafirliğini çok sevdiğim o bahçenin
solmuş, ellerinle diktiğin çiçekler, boşalmış sanki kulübesi köpeğinin
içerden gizli kahkahalar yükseliyordu sadece, en önde senin sesin.
Ahh…ne kadar yalanmış meğer, ‘yeter ki sen hep mutlu ol’ demeler
şimdi anlıyorum…, şimdi daha iyi anlıyorum./
koşuyorum,
çan eğrisi tersten işlemekte
tümlüğe eksik zamanlara kucak;
kırka iki kala keşfim
bir dehliz, beynimin çıkmazında...
uzaktan bakan benim
Devamını Oku
tümlüğe eksik zamanlara kucak;
kırka iki kala keşfim
bir dehliz, beynimin çıkmazında...
uzaktan bakan benim
Koşarak inmek gerek yokuşlardan ve gölbaşlarından, damlayarak ulaşmak için denize.
Yaşam koşusu akıcı olarak dizelerde nekış gibi işlenmiş..Tebriklerr
Gene de ne çok umut menzili var önümüzde, hangi vakitlere neler sığar bilemem ama
Koşarak inmek gerek yokuşlardan ve gölbaşlarından, damlayarak ulaşmak için denize.Yüreginize saglık kaleminiz daim olsun sayın Çeştepe sevgiyle...
Cevat Bey,
Gerçekten uzun bir koşu yaptık sizinle beraber,her dizede ne yokuşlar tırmanaraktıkandık,ne fesleğenler koklayarak ferahladık,ne sevdalar seyrettik,ucundan,kıyısından...
Bir kez daha inandım ki,sizin düzeyinizde şair olmak için,hem dolu dolu yaşamş olmak,hem de yaşadıklarından dağarcığında bir şeyler biriktirmiş olmak mutlak şart.Tabii,o bir şeyler de,hem herkezin seçtiklerinden biraz daha farklı olmalı,hem de yüreteki harmanı ustaca yapılmalı...Tabii son şart da,sizin gibi bir kalemi olmalı şairin...
Bu dizeleri okumak şansı verdiğiniz için teşekkür ediyorum,saygılarımla,
Ünal Beşkese
Anılar içinde siyah beyaz gezinmeler,umutların tükendiği ve yeşerdiği noktalar,duyguların hüzne dönüştüğü,hüzünlerin sona erdiği saatler,hayat bir maraton koşusu,hedefe varıldığı gibi varılmadanda tükeniş var.Duygusal anlatım içinde güzel şiirdi,yüreğine sağlık,tebrikler tam puanımla kutlarım.
Hep yitirilenler ve kavuşulanlar üzerine.
Yazık olan yaşamlar ve ne güzel yaşıyoruz demeler üzerine.
Tükenmeler ve umutlar yani…
Elini ver bana konuştuğumuz her şey, ettiğimiz her yemin ve geceyarısı buluşmalar üzerine…
Saat kaç….?
Yaşam aslında uzun bir koşu değil mi ömrü olana?
İyi ki kavuşulanlar da var.Ya da hep yitirdiklerimiz olsaydı çekilir miydi onca uzun koşu?...Kaleminizden okumak bir başka güzeldi sayın Çeştepe. Kutlarım içtenlikle...Naime ÖZEREN
Uzun koşu
/önünden dün gece geçtim, misafirliğini çok sevdiğim o bahçenin
solmuş, ellerinle diktiğin çiçekler, boşalmış sanki kulübesi köpeğinin
içerden gizli kahkahalar yükseliyordu sadece, en önde senin sesin.
Ahh…ne kadar yalanmış meğer, ‘yeter ki sen hep mutlu ol’ demeler
*****
ahh ne kadar yalanmış meğer yeter ki sen mutlu ol demeler ..
aynen şimdi o sözden nefret ettiğim bir ruh halindeyim ..
neden o mutlu oluyor neden o vve ben mutlu olmak varken bizden yana işlemedi zamanda birinden biri mutlu olacakmış da peh diğeride onun mutluluğuna alkış tutacakmış pehhhh koca bir yalan işte hemde en yalanından .. neyse aynı fikirdeyim şair bu sözü de bir tek evlatlarım için söyleyeceğim bundan sonra bir onlara
gerisi için onların mutluluğundan bana ne birde mutsuzluğuma sebeb olana bunu demek evet ya riyakarlık yalancılık .. bundan sonra bende polyanna olmayacağım işte .. diyor yürek bilmiş ukala yürek haklı ..kaçtıkdan sonra gittikden sonra herşey bittikden sonra
.. neyse derin derin bir konu geçelim müsadenizle alt katlarda neler var dizlerin merdivenlerinden iniyoruz ya :)
ya böyle hem ağlar hem güzlerim ben şair boşuna mı delüü diyorum kendime .. de çok şey de yaılırdı ama şairle aynı düşüncedeyim desem yeter di aslında ama yüreğimin yükünü de geminde boşalttım ohhh ..
zaten bir koşu geldim attım kendimi Cevat kaptanın teknesine ne söylüyor bakalım derkene .. birde rastlantı
yarında aynı düşüncede olurum inşallah da neyse şu an eminin yalan sen mutlu ol hikayesi yalan..
o da acı çeksin o da olmasın nasıl birşey anlasın ya ..
bana ne ..dimi ama ..neyse şiire gelelim konu dağıldı ..
*****
şimdi anlıyorum…, şimdi daha iyi anlıyorum./
koşuyorum,
öfkemden bedava avans alıp, kesilmiş soluğuma yerleştiriyorum
arkamdan hiçbir tramvay ve galata kulesi yetişemiyor rüzgarıma
ben bu huyunu İstanbul’un, seni sevdiğim kadar çok seviyorum
Benzemese de sokakları, çocukluk şehrimin serseri kaldırımlarına
paslanmış kasaturanın, bir elmayı soyarken attığı kahkahalara
ben bu halini İstanbul’un, sana ördüğüm hayallere giydiriyorum.
.
.
.ben koşamıyorum da elini kolunu bağlıyor ölmek bile istiyorsun krizlerde peh sen mutlu ol hikayesi ..
oldu canım dermişim :)
.********
/dün gece yeniden okudum, ucu vuslat gibi közlenmiş mektuplarını
kadehimi sana uzatıyorum demişsin, öpüştürerek ellerimizin sırtını
ve toplamadan bırakıyorum, soframızın üstüne düşen ay aydınlığını.
Off…ne kadar karanlıkmış meğer, gün doğumunu sensiz beklemeler
şimdi anlıyorum…, şimdi daha iyi anlıyorum./
****
yokluğunun acısın ne kadar derin hissetmiş şair yürek bu nasıl bir kurgulama helal olsun ..
sen mutlu ol ben öleyim der gibi acı çek ama haberi olmasın .. neyse ..
*****
kadehimi sana uzatıyorum demişsin, öpüştürerek ellerimizin sırtını
ve toplamadan bırakıyorum, soframızın üstüne düşen ay aydınlığını.
mükemmel bir anlatım her zaman ki gibi .. kutluyorum Şair ..bu kadar güzel anlatılabilir di yalnızlığın en sancılı en koyu en deminde hali sanırım ..
*****
koşuyorum,
pencere pervazlarında fesleğen saksıları, alıp avuçlarıma, öpüyorum
***
bir şiirinde çok hoşuma gitmişti sevgilinn saçları ve fesleğen hikayesi vardı.. o geldi aklıma .
nasılda kokar o namuzsuz ...kokusu adamı baştan çıkarır ..
*****
iyi ki kanat takmışım diyorum, Kalyoncukulluğu yokuşunun sabahına
çıplak çığlıklar geliyor vaftiz bebeklerinden kulaklarıma, gülüyorum
besteleri sağır ama, kör güftelerin namus gibi oturuyor nakaratına
gün pazar olmalı baksana, kutsanmış sözcükler düşmemiş ayak altına.
ben bu saatini İstanbul’un, sancılı doğumlar öncesinde doğuruyorum.
.
.*****derin bir mevzu var gibi ..
ama neyse dedim geçiyorum bu bölümü ..geçmişinayak izi olabilir ya bir öyküsü bir an veya anı yaşamdan bir kesit neyse adı birşeyler var belki bir şiir bile yazdırır şaire ama araştırmam gerek şimdilik geçtim .bu kısmı ders çalışacak ruh halinde değilim şimdi :(..
.*****
.
/dün gece yeniden baktım, bende kalan o siyah-beyaz fotoğrafına
saçına taktığım çiçekler, daha renklerini düşürmemişler dudaklarına
gülümsüyorsun kendinden saklı, içindeki gökkuşağı onyedi yaşında.
Oysa… ne kadar çabuk erirmiş karlar meğer, ölçülmeden boy ölçmeler
şimdi anlıyorum…, şimdi daha iyi anlıyorum./
koşuyorum,
bulanık sularda iki çatana sevişiyor, aralarına ara bozan gibi sızıyorum
ayaklarım suya değiyor ellerim iki yanda, kapan iskeleleri tam karşımda
haliç, sarmala beni, şişesiz kezzap dökülmüş sularından sana geliyorum
inan sonra Akdeniz, sonra açık denizler, yanmadan ulaşırsam kıyılarına
her dalgaya kulaç vurduğumda, gene sen olacaksın şiirlerimin başlığında.
ben bu havasını İstanbul’un, atacağım adımlara nefes diye saklıyorum.
***
bak dedim dimi çatanayı o kadr bulmaca da çözdük ama burda yamulduk neyse go sağolsun tekne vs deniz aracı imiş :) ama devam edemiyorum haliçe bir laf atmışsın ama temizlendi diye biliyordum .. diyeceğim kezzap burda acının ızdırabın ölçüsü olarakda almış olabilir Şair yani ben Haliç dedim mi koku ve pislik geliyor hala eğeydirde görmedim hatta çocukdum belki de şimdi git bul deseler bulamam sormadan birde bunu anladım kendime bir yuh çektim de Şaire dödüm yeniden ne demek istedi diye denizlerden özgürlükden var bişeyler belki yolun bitmediği belki ruhunu teselli sözleri .. bir daha okudum . haliç son bir gayretle seni sahile uşatırsın kulaç kulaç giderende kendi kendine Akdeniz,açık denizler ve o kadar yürekliyim güçlüyüm ki
istanbul seni yinede terk etmiyorum mu .
neyse kafam biraz karıştı burda belkide hepden ..
eh olacak dedik dimi yüksek lisans yok bizde kaptan bu kadarını alıyor şimdilik neyse anlayan analamıştır bu kadarını da anlam desem de içimdeki diyor kızım şiirin bel kemiği orası .. diyorum işte çıkardık bizde öyle alırız ille izdüşüm mü olacak ne bilem şair ne durumda idi de bunlar çıktı :) neyse kaçış burdanda kusura bakma üstad elimize yüzümüze bulaştırdık sanırım görme okumayı ver sende delü işte de gitsin ..
Çok derin konular bunlar .. mevzu var )
şimdi burdan yürek ne desin yaf anlayın işte :)
*******
Merhaba, marangoz Aleko, daha açılmamış dükkanının kepenkleri, yoksa öldün mü
Merhaba, evinin merdivenlerinde bebekleri ile oynayan küçük kız, beni tanımadın mı
Merhaba Filozof, haydi en derinlerinden bir küfür salla, bak neler oluyormuş hayatta
Ben geçerken şöyle göz ucu ile baktım da o kör bahçelere, közlü mektup ve fotoğrafa
Yazık dedim, demek ki hiç yol adımlanamamış yürek yollarında, bunca yaşananlarla
Gene de ne çok umut menzili var önümüzde, hangi vakitlere neler sığar bilemem ama
Koşarak inmek gerek yokuşlardan ve gölbaşlarından, damlayarak ulaşmak için denize.
Ben bu şiirde; İstanbul’un namus incisi göğüslerinden nasıl emzirilmektedir
Repertuarlarımızdaki aşk’a doğru adımlar ve şarkılar, onu anlatmaya çalıştım.,
Anlayana ….. Anlamayana aşk olsun.
Cevat Çeştepe
Aşk olsun hep aşk olsun olarak alıyorum bende:)
Aşk güzeldir aşkı bilmeyen ne olsun derim bende..
şimdi bu taş bana mı yaf valla bazı yerlerde takıldım tamam çok güzel geldi bir yere kadar da sonra mevzu aniden bir fren yaptı derinleşti . hani . zaten hüzün verdı koyusundan .. sonra iyice koyulaştı . ee
başka bir boyuta geçiş birşeylere ulaşma çabası ama son sözlere bakarsak ki beklenen olmadı yada bir hayal kırıklığı var şairde ..
''Yazık dedim, demek ki hiç yol adımlanamamış yürek yollarında, bunca yaşananlarla ''
eh entellektüel şair yazarsa böyle yaar bizde biraz bilgi yoksunu olunca ..
tamam o kısmın yaşam şekli geçmiş olaylar bir sahne geçmişden bir perde ve bugüne geliş sinema gibi ..
hani Türk filimlerinde oluyor ya ..
ya Cevat kaptan ben bu tür filimlerin hatta ödüllüsü de olsa çok yakalayamıyorum konusunu nedense bilmiyorum Hülya Avşarın vardı bunun gibi bir filimi .. adını unuttum ..ne biliyim bir o olay bir geçmişin öyküsü bir bakıyorsun kapı önü muabbeti bir bakıyorsun kadın resim albümü açmış geçmişe gidiş ..
işte sanırım bu konularda çok donanımlı olmayınca bende böyle açıkda sırıtıyorum ..
bu yorumdanda anlıyan olursa aşk olsun derim ..
sevgiler selamlar yüreğinde ..
senle değil benle ilgili Şair illede yazacağım fdiye inat edrsem böyle bir yorum çıkar karşıma ..
neyse .. olsun okuduk ya yazdık ya ..
eh anlayacağım kadar anladım ya ..
hüzünlüydü şiirin
Genelde finalde hüznü bir umuda bağlıyordun ama bu kez sanki bir umutsuzluk var yürekde gibi geldi bana .
Kutluyorum şair yüreğini ve kalemini
Başarılı çalışmalarının devamını diliyorum ..
Yüreğin susmasın sen hep yaz olsun
bende bu kadarcık anlıyım zamanla biraz daha kapasitemiz genişler sayenizde :)
Yıllarca süregelen ve her koşusunda farklı, haz ve duyguyu coşturan güzel İstanbul'a paha biçilmez aşkı anlatan bu güzel şiiri kutlarım Cevat bey, sevgilerimle esen kalın!
Açık bir dille kaleme alınmasına karşın anlamını kolayca iletmeyen,yeni ve zengin duygu boyutlarını algılatmak için özellikle okuru dizelerin içine çekmeyi erekleyen bir şiir.Şiirdeki izleksel aşamaları geçerek iletilerin koordinatlarından kendimce bir yörünge oluşturmaya çalıştım.
Kenti;oradaki yaşamları;o yaşamlara dahil olan insanları;o insanların yoğunlaşmalarını hayranlıkla izledim.
Bazen metaforların bazen de alegorik tavırların şiiri etkisine altına aldığını,böylelikle var olan evrenin belleğinin içinde özel duyusal geçişlerin olanaklı kılındığını söylemek olası.
Yaşantı sürekliliğini kavratması ve geçmişten geleceğe doğru sürdürülebilir yeni yaşamlar devretmesi yönleriyle önemli yük taşıyan bir şiir olarak değerlendiriyorum.
Bu özgün lirik anlatıyı üreten emek ve sevgi Kalem'ini kutluyorum.
gün pazar olmalı baksana, kutsanmış sözcükler düşmemiş ayak altına.
ben bu saatini İstanbul’un, sancılı doğumlar öncesinde doğuruyorum
YÜREK DOĞURMUŞ YİNE GÜZEL BİR ŞİİRİ.İÇİNDE HÜZÜNÜ DE KIRMADAN ...KUTLARIM.GÜZELDİ.Sevgi ve saygılar
anlata anlata bitiremiedi istanbulu
ozanlar şairler
hattatlar
kimler anlatmadıki
eski istanbulu
yeni istanbulmu anlatılacak nesi kaldıki biliyorum
sevgili abim çok mükemmel anlatım ve mükemmel dizeler
yine her zamanki gibi zevk aldım
yüreğindeki mavilikler hiç eksik olmasın.
saygılarımla.
Bu şiir ile ilgili 104 tane yorum bulunmakta