Uzun...karanlıktı gece (Yetemedim..)

Hasan Esat Heptunalı
261

ŞİİR


1

TAKİPÇİ

Uzun...karanlıktı gece (Yetemedim..)

Uzun…karanlıktı gece….

Ey güneşin kızı
“uzun karanlık gece”ydin
Oysa ki
Yetmedi aydınlığım
Geç fark ettim…
Bir sen biliyordun
……………………..
Yetemedim…

Bigün..biyerde bi karalama okuruz…yaşanmışlıklarımıza…yorgunluklarımıza dair…. ve herkes kendi yorgunluğunu yaşar...ya da kendi yaşadıklarından yorulur ama...an gelir...her yorgunluk ya da yaşanmışlık aynı cümlelerde anlam bulur... işte o an….bir söz dökülür dilimizden….”Yetemedim..” sanılar üzerine kurulu bir ilişkinin can yakan son noktasıdır o… evet bazen istesek de yetemeyiz…buruk bi gülümsemeyle kalakalırız…
biliriz ki sanılar üzerine bir yaşam kurulmaz. Büyük harflerimiz vardır yaşama dair...o anı çoktan yaşadığımızı fark edene dek…
evet.. bazen hiç beklemediğimiz anda çıkar karşımıza o buruk gülümseler..ve karar veremeyiz...hangisi ağır basar..gülümseme mi yoksa o burukluğun kekremsi tadı mı?

nedir acıtan bizi ya da gülümseten o an..? .

bilemeyiz.. aslında bildiğimiz bi şeydir o bilememezlik hali...sadece yüksek sesle ifade etmeyiz kendimize o kadar...bir yüzleşme korkusu belki…”peki...gülümse ve uyut içindekileri...”.dersin kendine…anlık histeri krizlerindeki uyanışlara kadar...ama o zamana kadar gülümse..
acımaktan korkmadıkça...ağız dolusu yayılır gülümseyişler bir kulaktan bir kulağa....ve derken..bi soru düşer apansız…sessizliğimize…

nedir bizi acıtan? yine biz değil mi?

elbetteki...çünkü bunda mazoşist de bi tat vardır aslında...geçmiş yaşanmışlıklara duyulan özlemle...o anların bizdeki bıraktığı tatlı yaşanmışlıkların acıtan tadıdır şimdilerde yaşadıklarımız..ve adına özlem..dediğimiz..…yine de yüksek sesle dillendirmeyiz…derken bi başka soru uçuşur zihnimizde…

ya yaşayamadıklarımız? Hayallerimiz? ...

yaşayamadıklarını...zaten yaşamamışsın demektir...ve yaşamadığın bi şeye özlem duyamazsın...sadece yaşama arzusudur...ve tatminsizliği bu arzunun...işte o an damağındaki acılık da budur... her seçime bir adisyon açılır..ve her yaşanmışlıkta bi fatura ödenir...ödenemeyecek faturaların kesileceği masaya oturulmaz...oturulursa da bunun adı kader olmaz.... algılarımızla anlamlandırıp... anlamlandırdıklarımızı... yaşamaya çalışırız...ta ki... anlamlandırdıklarımızla... yaşadıklarımızın.. yol ayrımına kadar...işte bu ayrışımdır...bizlerde kalan yaşanmışlıklara özlem...

yaşarken anı…an gelir…”iyi ki karşıma çıkmışsın..”deriz …oysa o..”iyi ki” lik şimdinin “iyi ki” sidir… ta ki…yeni bir şimdiye kadar…..ve işte o şimdide yeni bi anlam bulur geçmişe dair “iyi ki” ler….

Ve…sanılar üzerine kurulan yaşamların son sözüdür…aydınlanmış acıyan gözlerde dile gelen…

“Yetemedim…..”

Hasan Esat Heptunalı
Kayıt Tarihi : 21.3.2006 17:46:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Ahmet Turan Altunsu
    Ahmet Turan Altunsu

    çok 'benden' ifadeler var bu yazında...
    demek ki beğendim:)
    sana sadece çok basit ve aslında mutlaka yapman gereken bir şeyi yapmamakta inatla ısrar ettiğin bir sebepten dolayı kızıyorum: niçin şu sözcükleri usulüne uygun yazmamakta direniyorsun? yazmayı yeni söken ilkokul çocukları bile bunu yapmıyorlar artık konuşurken dahi...
    daha fazla kızdırma bak beni:)))))))))
    çok güzeldi ama...
    böyle güzel yazılarını da özleyeceğimiz anlamını taşıyo/r bu:)))))))
    kutladım Esat.

    Cevap Yaz

TÜM YORUMLAR (1)

Hasan Esat Heptunalı