Kupkuru bir dal,
kuruyup dökülür ağacından,
soğuk bir rüzgar da eserse tüm yapraklar dökülür mevsiminden önce.
Bir parmak toz bir masanın üzerinde,
sen düşünürken gelmeyen birisini,
o çoktan vazgeçmiş olur tozlarından masanın üzerindeki.
Her gidişte bir uzaklık varken,
her uzaklıkta bir gidiş yok,
senin aradığın gidilirken umutlanılan, huzura bir yolculuk.
Söylemekle olmuyor,
düşünmekle olmuyor,
hareket etmedikçe, hiç bir taş yerinden kımıldamıyor.
hareket ederken, kendine acı veren bir dünyada bu ne biçim kanundur.
Her şeye yeniden başlar gibi,
bir şeylere yeniden başlamak,
ve kimsenin bilmediği,
bu dünyanın anlamadığı,
bir şeylere yeniden başlarken, tüm yaşananların sana acı verdiği.
...
Unuttum ben, bilerek ve isteyerek bu dünyanın kurallarını.
öyle ki, sanki hiç olmadılar benim için,
ve şimdi kendi baharımı yaşarken içimde,
herkes benim bir kaybeden olduğumu düşünüyor,
üzülüyorlar benim için.
üzülün ey sevdiceklerim, benim huzuruma siz üzülün.
Kayıt Tarihi : 4.4.2007 23:25:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!