Üşüme kavşağında
Soğuklukların.
Dilinin döndüğünce
Anlat şeklini
Korkulukların...
Nasıl olsa,
Yeryüzü
Dallarından koparılmış
Güllerin çöplüğü…
Tek tip
Elbise giymiş
İnsanlar...
Yükü sırtında geçmişin
Büklüm büklüm
Yollarını aşarak
Ben nereden nereye gelmişim?...
Karla örtülü bekleyişler
Sigaranla aracını
Garaja bırak…
Anahtarlarını bir kenara koy
Bisikletinle çık dışarı
Rüzgârları kovala…
Kıskıvrak acılar saracak düşlerini
Dinle artık denizi
Gördüklerince.
Güneşin doldurduğu mavilikler var ya
Acılar orada uyurken
El ele
Dört yol ağzından fırlayan bir kamyon
Duvarlarında şekillendi Konya’nın...
Bir görüntüsüdür bu
Zaman gibi
Yansıması içinde dünyanın...
Doldur...
Doldur tersinden
Beklentilerine
Göz yaþartan zamanı!
Gülleri bırakarak
Kimler geçip gidiyor?
Boşluğa vurulan
Bir prangaydı
Çelişkisinde kinin…
Renklendirilen
Rakamlar
Çanaklar kırılarak
Satılmaz...
Kârlı işler ara.
Sırtında kambur
Yün çırpar
Avradın Zâra.
Şiir okudum, şiir yazdım sana
Duygularım senin için bir tanem
Ayrılık ölüm gibi geldi bana
Zor alıştım sensizliğe bir tanem.
Gûzelliğinle rüyalarımdaydın
« Dur… » diyen yok
Batan özgürlüklerin
Ucundan tutarak…
İnsan yutan
Sığınaklarda…
......gün gelip te martı kanadına binince yutulan insanlar
sığınaklar çığlık çığlığa ağlayacak,
yüreğiniz sağolsun
Dolunay Enver
UZEYİR ABİ YÜREĞİNE SAĞLIK ÇOK GÜZEL ŞİİRLERİN
SAYGILARIMLA ENGİN NAMLI