uzaklığın bulutları
sessizce ağlıyor.
Yalnızlık,
toprağın çatlamış bağrında
yavaş yavaş kök salıyor,
anıların kurumuş damarlarına
derin derin işliyor.
Hangi ufukta
güneşin son kızıllığını
hâlâ seyrediyorsun?
O yara gibi kızıl
dağların omzuna çöküyor
ve sen bakıyorsun.
Gözlerin,
kanadı kırık iki yaralı kuş;
soğuk demirlere dolanmış,
her akşam titrek bir gölgeyi
boş sokağa sürüklüyorlar.
Bağırıyorlar…
ama sesleri camda donuyor.
Ben ayaktayım,
elim buz tutmuş camda;
parmaklarım yıllardır
senin nefesinin
buhar izini arıyor.
Bazen yağmur yağıyor,
bulutlar biraz yaklaşıyor
ama mesafe
hep aynı yerde duruyor:
iki kalp atışı arasında,
iki kayıp bakış arasında,
“sen” ile “ben” arasında…
ki artık
gölgelerimiz bile
birbirini tanımıyor.
Kayıt Tarihi : 5.06.2026 21:24:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!