Şimdi serin sonbahar, kış yüzü dönük ahir
Sıcaklığına tepindi, yaz bilmezken safir
Gözden göze akamadı, ılınmışken nehir
Şimdi buz kesti donuyor, s/özden ırak şehir
İçim içime inliyor, dön geri dön kızıl dudak
Geceden adsız ışıklar titriyor, pencerem konak
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Yeni yere yeni gelinmişlik duygusu veren bu Şiirci'nin şiirlerini seviyorum. Atları koştururken gemi fazla çekmediğinde daha hoş olmakta.
(Ilıklaşmışken nehir denilemez, ılınmışken nehir yanlış bir deyim değil; üstelik nehrin ılınmışlığı, ılıklığı, soğuk suların yumuşayıp ısısının yükselmesi şiirde çok güzel çağrışımlar)
Çok güzel yasemin.Tebrikler.
Mehmet ERDAL KAYA
Çok güzel ! Kutlarım saygıyla...Nurdan Ünsal
Bu şiir ile ilgili 3 tane yorum bulunmakta