Suat Şen Adlı Üyenin Nedir Yazıları - Antoloj ...

  • Yedi Tepe İstanbul

    18.08.2006 - 10:19

    Zamanın gergef işlediği yer

  • sittin sene

    18.08.2006 - 10:18

    60 sene

  • zindandan mehmede mektup

    17.08.2006 - 12:49

    Sevinin Mehmedim başlar yüksekte,
    Ölsekte sevinin eve dönsekte...

  • Saça düşen ilk aklar

    17.08.2006 - 12:39

    Aklarım çoğaldıkça sen azalacaksın.

  • tahin

    17.08.2006 - 12:35

    Çanakkale savaşları sıarasında askerlerin belkide en güzel yemeği.Oda şekersiz...

  • dalgalı

    17.08.2006 - 12:31

    hayatın ta kendisi...

  • ayrılık

    17.08.2006 - 08:47

    Ayrılık bile ağlardı, ayrılığı yaşasaydı.

  • istanbul

    17.08.2006 - 08:35

    O manayı bul da bul, ille İstanbul'da bul.

  • meydan

    17.08.2006 - 08:33

    Sen ağlama meydanlarda ben ölürüm yar.

  • Mecnûn

    17.08.2006 - 08:32

    Leyla'nın ta kendisi...

  • ayrılık acısı

    17.08.2006 - 08:30

    Hafif acılar konuşulabilir.Lakin derin acılar dilsizdir.Ayrılık acısı gibi derin ve dilsiz...

  • gülmek

    16.08.2006 - 10:21

    Unutturdu zaman gülmeyi bize.Nasıl bişeydi tarif edermisiniz.

  • tekrar

    16.08.2006 - 09:52

    aylar sora neden tekrar çıktın ki karşıma...

  • nasılsın

    15.08.2006 - 15:13

    İyi oluyor insan iyiyim deyince..

  • acı

    15.08.2006 - 14:13

    ACI
    seni de vururlar bir gün ey acı
    uçuşup durduğun kanatlarından
    sazın sözün türkülerin tükenir
    ellerin koynunda kalakalırsın
    şakaklarına kar yağıyor bilesin ey acı
    gül açan yüzlerimizde
    göğeriyor rengin senin de
    biz seni
    tâ eskiden tanırız hani
    göğüslerimize taş olur inerden
    avuçlarımızda hira dağıydın
    al atların tan yerine ayarlanmış yelelerinde
    akdeniz rüzgarlarına karışan sendin
    biliyorum
    hiçbir tarıh yazmayacak ve bir
    sır gibi kalacak yakılan kitaplarda
    göbek bağı anasından henüz çözülmemiş
    bebelerimize mitralyözlerin okyanus ötesinden
    ayarlandığını
    seni de yakarlar bir gün ey acı
    bir taptuk kul gözlerinden vurursa
    parmakların eğri ağaç tutmaz
    çığlıkların çağlar aşar duymazsın
    ve ben biliyorum
    örümceği, mağarayı, güvercini, asâyı
    ve ibrahim’in baltasını
    biliyorum
    nereden başladı bu kesik dans
    ve bu dansa karşı afyonlanmış hecin yüzlü
    insanlar kim?
    kim kimin yanında
    kim kimin karşısında
    meclis kürsüsünden konuşan bu adam kim
    üsküdür kız lisesinde okuyan genç kız
    çantasında kimin fotoğrafını taşıyor
    kadıköy vapurunda sigara tüttüren delikanlılar
    neden gülüyorlar ki
    seni de vururlar bir gün ey acı
    filistin’de sapan taşlı çocuklar
    dalın, kolun, fidelerin, budanır
    kuru bir kütükle kalakalırsın
    öyle bakmayın balkonlarınızdan
    fırat nehri ayrılık çıbanına tutuldu,
    damarlarımızı yırtıyor
    tuna nehri, onulmaz boşnak sızıları
    pompalıyor yüreğimize
    pilevne türküleri ağıtlara dönüşürken,
    çeçenya’da yiğitler
    inancın emeğin/ve aşk’ın
    kılcal damarlarına ulanıp sustular…
    ve ne bağdat’tan
    ne şam’dan
    ne mekke’den
    ne diyarıbekir’den
    ne istanbul’dan
    ne buhara’dan
    bunca telefon direğine rağmen kimse kimseyi
    duymuyor
    seni de vururlar bir gün ey acı
    halepçe’de soldurulmuş gül gibi
    bu sevdaya düşsen, sen de yanarsın
    suskun, sıcak, uzun yaz geceleri
    ve siz
    ey analar,
    hani siz, gecelerinizi böler, çocuklarınıza ninniler
    söylerdiniz
    hani siz, fatihler doğururdunuz…
    gelin-kızların giysileri kirletildi
    çocuklar hep yetim kaldı
    ‘elem yecidke yetimen feava’
    ve ben biliyorum
    ben biliyorum
    istanbul’un
    bağdat’ın
    diyarıbekir’in
    mekke’nin
    buhara’nın
    birbirine nasıl bağlandığını, nasıl çözüldüğünü/sonra
    ey insan
    ey insanlık
    ayağa kalk
    kolları ve bacakları budanmış delikanlıları
    boyunları gövdelerinden ayrılmış insanları
    gözleri uyur gibi kapanmış, kan pıhtıları içindeki bu
    çocukları
    gelişmiş laboratuarlarınızda dikkatle inceleyin
    ve bir gün
    bu dünya
    gül bahçesine dönecek
    bunu böyle bilin/ ve
    unutmayın…

  • vâveylâ

    14.08.2006 - 20:44

    sayhanın eş anlamlısı.Haykırış.çığlık

  • anarşizm

    14.08.2006 - 09:01

    Ekmeğini yediği ülkeye ihanet eden it sürüsü

  • üşenmek

    13.08.2006 - 23:54

    bu konuda yazmak isterdim ama üşeniyorum

  • eski sevgili

    13.08.2006 - 18:21

    Sevgilinin eskisi yeni olmaz kardeşim.Sevgili sevgilidir.

Toplam 19 mesaj bulundu