© Copyright Antoloji.Com 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Şu anda buradasınız:Yüksel Nimet Apel - Hakkında Yazdığı Tanıtım Yazısı
27 Şubat 2025 Perşembe - 19:12:55
İsmim Nimet Yüksel Apel 1938 Elazığ doğumluyum
♥ ♥ ♥ SEVGİLİ YÜKSEL NİMET APEL'E... (Akrostiş) ♥ ♥ ♥
♥ ♥ ♥ Yıllar yüreğinde tomurcuklanıp
♥ ♥ ♥ Ümit çiçekleri olup açılmış.
♥ ♥ ♥ Kalbinde şakıyor gibi şen kuşlar,
♥ ♥ ♥ Sevgiler saçıyor hep avuç avuç...
♥ ♥ ♥ Engin dostluğu var, dünyaya bedel,
♥ ♥ ♥ Lâtif bir gülüşle, hep Nimet Apel...
♥ ♥ ♥ Nurlu bir ten, sıcak, sevimli bakış,
♥ ♥ ♥ İnsanın kalbine sevgiyle akış,
♥ ♥ ♥ Muazzam bir deryâ, şiirle yakış...
♥ ♥ ♥ Ellerini tutar gibi dostların,
♥ ♥ ♥ Tutunca yaz olur, unutulur kış...
♥ Hâlenur Kor
13 Mayıs 2011
NE GÜZELSİN DOST! Sevgili Yüksel Nimet Apel'e mutlu yıllar dileğiyle...
Yüreği sıcacık, sevgilerle dolu, insanlık için çarpan nice güzel insanlar vardır. Samimiyetlerini, sıcacık sevgi dolu yüreklerini, onlarla konuşmadan bile hissederiz. Çoğunun bakışlarında gizlidir bu güzellikleri...
Hayat tesadüflerle doludur. Bazen bu yolda öyle insanlarla tanışırız ki, kırk yıllık dostumuz, arkadaşımızdan daha yakın hissederiz. Sevgili Nimet Hanım da bu muhteşem yüreği, içten sözleri, sıcacık bakışları ile onlardan biri. Resmine bakınca, arada mesafeler olmasa, hani kuş olup kanatlanıp balkonuna konuversem diyorum... Şiirlerine, hayat görüşüne, içten dile gelen yazılarına hayran olmamak mümkün değil. Sanıyorum ki, pek fazla konuşulmadan bile, yanında olabilmek, yüzünü, tebessümünü görebilmek, hele hele de, muhteşem hayâl dünyasının kapıları aralıksa, o kapıdan başımızı bile uzatmak ne güzeldir kim bilir?
İç dünyası öyle engin ve güzel ki, yanında huzur duyulmaması imkânsızdır, biliyorum. Karamsarlığa düşen birinin, onunla birazcık sohbeti, gülümseyen yüzüne bakması güneş doğmuşcasına ısıtıverecektir yüreğini, bunu da tahmin ediyorum.
Bir insanı neden severiz? İşte bu güzel hasletleri için.
İnsan olmak, içten olmak, sevgiyi ve saygıyı unutmamak ne kadar önemli...
Bu sevgiyi ve saygıyı da, bir mıknatıs gibi çekiyor sevgili Nimet Hanım.
Çok seviliyor, çünkü hak ediyor.
Kendi sevgi sunuyor çünkü... Görünmeyen bir sevgi tası var. Sevgi şerbeti sunuyor insanlara her yönüyle...
Bilmem, ben onu okuyunca, resmine bakınca, sadece şiirleri değil, nereye ne yazarsa yazsın, onlarda buluyorum bu sevgi tomurcuklarını. Her yerde açmaya hazır gülümsüyorlar...
Yazsam sayfalar dolar... Özet olarak, iyi ki sizi tanıdım, iyi ki varsınız diyeyim.
Kim bilir bu antoloji dünyasında daha ne kadar çok, böyle değerli insanlar vardır. Ama, bazı arkadaşlarım gibi, kader onun da yoluna çıkardı beni...
Onun şahsında, tüm şair arkadaşlarımı kutluyor, hep, ama hep huzur ve mutluluklarla dolu günler, hattâ ömürler diliyorum...
Sevgi çiçeklerim hepinize...
Hâlenur Kor
Canım benim, lütfen hep iyi ol... Lütfen... Seni seviyorum sevgili Nimet Yüksel Apel... Şiirleri, hayâlleri engin kadın... Gönül dolusu sevgiler, selamlar...
Kıymetli arkadaşım HALE NUR hanıma
Emeğine, akrostiş şiirine beni şımartan övgülerine gönül dolusu teşekkür ediyorum kadim dostum Güzel dileklerine teşekkürler her defasında beni mahcup ediyorsun Eksik olma Hepsi senin güzel görüşün, insan sevgin var ol sağ ol canım
Yüksel Nimet Apel
05/Mart/2016/Cumartesi/Bodrum
Kırmızı mumla mühürlenmiş zarf içinde, okunmamış bir ibareyim.
Fermanımı yazmış felekler coşkuyla haykırarak, zılgıt çekerek.
Şimdi renklerim baştan sona siyah, ömrüme fiyat biçmiş felek.
kandili sönmüş bir türbe, tutulmuş bir ay;yıkılmış bir sarayım.
Saltanatı biten hüküm/dar olmuşum.
Yüksel Nimet Apel
Senin yerine
Kendi kendime oturmuş
Demleniyorum
Kederleniyorum
Ne çay bardağında
Rakı masamda
Ne buzlu badem
Ne yanımda bir adem
Demleniyorum
Şu çalan piyano
Şu esen meltem
Hele de sen yokken
Sarhoş ediyor beni her şey
Kederleniyorum
Yalnızlığımı seviyorum
Senin yerine
Bir tanıdık bile yok
Gelip bir selam vereceklerine
Geçiyorlar yanımdan görmüyorlar
Herkes zamanı öldürmekte
Zaman kim bilir neler örmekte
Zaman bir tek sana olan aşkımı
Öldüremiyor
Geçmiş için gelecek için
Senin için
Endişeleniyorum
Demleniyorum
(Temmuz 2oo6-Ankara
Yüksel Nimet Apel
Sizler muhatabınıza yanlış anlamayın ama diyorsanız, o kişi zaten sizin servis etmek istediğiniz doğrunuzu anlamıştır. Sahtekarlık yapmayın! Savaşmıyoruz, yaşıyoruz ve toplum içinde eğrimizle doğrumuzla hayatı kendimize de başkalarına da zindan etmeden de yaşayabiliriz. Konuşma da bir sanattır, yanlış anlamayın yerine, gücenmeyin ama yaptığınız bu işte çok fazla bir emek yok. Alınmayın ama düşündüğümü söyleyeceğim. Açık sözlü olun biraz, kimse kimseyi görüşünden düşüncesinden ötürü yargılayamaz, her hangi bir yaptırım uygulayamaz!
Yüksel Nimet Apel
28/Şubat/2014/Cuma/Bodrum
Şair Zeynep Nilgün Gökçeöz'ün
"Sen İstanbul ol şimdi" şiirine nazire
Sen İstanbul ol şimdi
dantel dantel işle Marmara'yı
dal Boğaz'ın sularına
bir inci getir bana
sen İstanbul ol şimdi
yağmur ol
yağmurunla ısla beni
ıslanayım doyasıya
sen İstanbul ol biraz
el değmemiş
kirlenmemiş
bakir
sen İstanbul'da bir ağaç
dal uçlarında kiraz
yetişkin olmaktan bıktım
ben çocuk olayım biraz
ve sen kirazlardan kulaklarıma
bir çift küpe yap
Yüksel Nimet Apel
1/Mart/2014/Cumartesi/Bodrum
Utangaç model dağ çileği *
Düşündüm de kara kalemle
iyi olurdu gözlerinin karalığı daha çok
sonra vazgeçiyorum
Karanlığın da bir kapısı olmalı
senin gözlerinle bakıyor
ellerinle aralıyorum o kapıyı
alabildiğine yemyeşil bir vadi
gözlerin iki çağlayan pınar
bayır aşağı iniyor
dudaklarında konaklıyorum
boşluğun duvarlarında yüzünün gölgesi
profilden
yarısı gölgede
diğer yarısı güneş içiyor
pırıl pırıl
ve pınarlarından akan sular
birikiyor ellerimde
mentollü bir serinliği
batırıyorum fırçama
dönüp bakmıyor bile yüzünün diğer yarısı
kolundaki sepetten
elma yanaklı bir elma alıyorum bir yanı ithal yeşili
bir yanı al al
koluma sürüp parlatıyor
kocaman bir ısırıkla koparıyorum
kalınca dişlerimin izi
senin yanağın kanıyor
elim kolum boya içinde
yağlı boya resmim bitmek üzre
gözlerin ne renk olsun isterdin
dudakların ya
dağ çileğine ne dersin
kolundaki sepette dağ çileği de olsaydı
elma çürüğü bir düş görmüş gibiyim
karanlığın da bir kapısı olmalı
gözlerini aralıyorum öbür taraf ay sevinci
etraf sessiz
seninle bir de ikimiz baş başa kara kalem
çizeyim ister misin
her başını çevirdiğinde kaskatı oluyor evren
bana doğru bak şimdi
ve biraz gülümse
ellerinde kır çiçekleri kıpır kıpır
sen susunca
sen böyle hareketsiz durunca
arz oynuyor yerinden
dünya vazgeçiyor dönüşünden
çürüyor yeniden renkler
Yüksel Nimet Apel
30/Nisan/2014/Çarşamba/Bodrum
YOKSA BİZ İNSANLAR GEÇMİŞTEKİ BİR MEDENİYETİN İHRACAT FAZLASI, TARİHİ GEÇMİŞ ROBOTLARI MIYIZ? ARTIK ARANDIĞINDA YEDEK PARÇAMIZ DA BULUNABİLİYOR. BİR GÜN GELİP DE BİZİ YENİDEN BİR GÖZDEN GEÇİRMEYE KALKMAZLAR İNŞALLAH
"BEN BİR ŞİŞEYİM, ŞİŞENİN İÇİNDEKİ MAYİ; MAYİNİN İÇİNDEKİ MUTLULUĞUM; ÇÜNKÜ ALKOLDEN ARINDIRILMIŞ AB-I HAYAT SUYUYUM."
Yüksel Nimet Apel
'YAZ'
Üç yüz yirmi sekiz sayfa olan 'YAZ' ı bitirdim, kitabı okuduğum sürede biriken göz yaşlarım sonlara doğru yaklaştıkça söz dinlemez oldular.
Kitabın bitişine mi konusuna mı ağladım bilemiyorum.
Eskiden bir kitabı bir gecede okurdum, bu değerli yapıta da yaklaşık on gün evvel başlamıştım.
Yalnızlığıma arkadaş, herkesin gitmesiyle birdenbire beliren kendimi bulduğum o boşluğu dolduran; ruhu olan cansız bir nesne oldu.
Yazar Kürşat Başar'ı tebrik ediyor, ayrıca teşekkür ediyorum biz okurlarına böyle bir eser sunduğu için emeğine sağlık diyorum.
8/Eylül/2014/Pazartesi/Bodrum
Yüksel Nimet Apel
"bir gün gitsen bile hatıran yeter"
git artık hatıranı bana bırak !o bana yeter!
Bir şiirmden alıntı bir bölüm
bir ikindi üstünün cam kenarını
Şarkımızdan nağmeler getirdim- doğruysa eğer savaş bitmiş
Bir koca kamyonun şöför mahlini - bir gelin arabasının
Arka yazısını-siyah beyaz savaş fotoğraflarını
Elim kolum dolu dolu geldim-gel diyordun
Bir yorgun vücut bir kesik bacakla geldim- aç kapıyı al içeri beni
Uyandırma oğlumuzu-gel diyordun her mektubunda
İşte geldim aç kapıyı
Yüksel Nimet Apel
"Her halukarda ben sana vatan olurum" şiirimden bir bölüm:
Geyiklerin koşulduğu bir sonbahar kalıntısı güllerden mürekkep
Yaylı arabaydı sanki göğsün huzur bulduğum kalbinin temposu ninni gelirdi
Topyekun tek bir beden olup kurban olmanın arifesinde
Çaresizliğimiz iflah olmaz direnişimiz olurdu asırlık bir direnişti bu
Şimdi o takvim yaprakları her biri bir servet okumak lazım
Oysa henüz daha yolun başındayken gitmemişken sen ve ben
Hayretler içindeydim yine vatansız bırakılmıştık
Bu gün yine hala resmine bakıp ağlıyorsam senaryon
Senaryon tutmuş demektir
Galasına bir bilet al bana
Yüksel Nimet Apel
19/Eylül/2015/Cumartesi/Bodrum
Özlem Demirkaya'ya
Öyle duru güzellikler vardır ki kokar özlem özlem
Zaten su gibidir ırmak olur akar
Leylakların kokularıyla karışıp
Engin denizlerle buluşur
Maviliklerin demlendiği koylar oluşturur
Şair İrfan Yılmaz'ın "sitem mektubu" şiirine nazire:
Beni bunca derde salan yarim mi
Canıma kast edenler nereli dersin
Başıma gelen bir benim kaderim mi
Bana cefa veren yar nereli dersin
Geçiyorken uğrayansın sen selamsız
Ben cefa çekerken sen vefasız gamsız
Ben yolunu gözlerken sense imkansız
Omuz silker bu aşkın kuralı dersin
Yüksel Nimet Apel
13/Ekim/2015/Salı/Bodrum
İzmir Dikili bademli köyü
Mehmet Ertuğrul Deniz olgun ortaokulu örnek bir okul tebrik ediyorum buraya kitap göndermeliyim
VE GECEYE HÜKMEDEN UYKUSUZ SARARMIŞ YÜREĞİNLE VUR ZAMANA KÖRKÜTÜK GÜMÜŞİ EYERİNİ AY VAKTi