Arap alfabesindeki her harf, bir sayısal değere karşılık gelir. Bundan yararlanılarak çeşitli hesaplamalar yapılır. Yapılan bu hesaba ^^ebced hesabı^^ ya da ^^hisab-ı cümel^^ denir
Bastığın yerleri ^^toprak^^ diyerek geçme, tanı!
Düşün altında binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehid oğlusun, incitme, yazıktır, atanı.
Verme, dünyâları alsan da bu cennet vatanı.
Kelimeler Mehmet Akif Ersoy' un usta ellerinde nakış olup işlenmiş, onur gurur kaynağımız.
^^ İstiklâl Marşımız, ateşte açmış bir çiçektir.^^
^^Ey iman edenler! Allah'tan korkun ve sâdıklarla beraber olun.^^
(Tevbe Sûresi, Âyet 119)
Resûlullah(s.a.v) Efendimizin şöyle buyurduğu rivâyet olunmuştur:
Allah'ın bir sınıf melekleri vardır ki,onlara ^^seyyahun^^ denir. Bunlar arz üzerinde ehl-izikri (=Zikir meclislerini) ararlar, melekler Azîz ve Celîl olan Allah'ı zikreden bir cemâat bulunca birbirlerine:
^^Aradığınıza geliniz^^, diye seslenirler. Ehl-i zikri dünyâ semâsına kadar kanatlarıyla kuşatırlar.
Cenâb-ı Hakk onları pek iyi bildiği halde meleklere: ^^Kullarım ne söylüyorlar? ^^ Diye sorar.
Onlar da: ^^Seni tesbîh ve tekbîrle anarak, Sana hamd-ü senâ ediyorlar^^, diye cevap verirler.
Cenâb-ı Hakk: ^^Bu kullarım Beni gördüler mi? ^^ Diye sorar.
Melekler: ^^Hayır,Yâ Rab seni görmediler^^, derler.
Cenâb-ı Hakk: ^^O kullarım ya beni görselerdi nasıl olurlar? ^^ Buyurur.
Melekler:^^Onlar seni görselerdi ibâdet, istiğfar, zikir ve tesbîhleri daha fazla olurdu^^, derler.
Cenâb-ı Hak: ^^Benden ne diliyorlar? ^^ Diye sorar.
Melekler: ^^Cennet istiyorlar^^, diye cevap verirler.
Cenâb-ı Hakk: ^^Onlar Cennet'i gördüler mi? ^^
Melekler: ^^Hayır, onlar Cennet'i görmediler.Ya onlar Cennet'i görselerdi? Eğer görselerdi, Cennet'e karşı arzuları daha fazla olurdu.^^
Cenâb-ı Hakk: ^^O kullarım niçin bana sığınırlar? ^^
Melekler: ^^Cehennemden sana sığınırlar! ^^
Cenâb-ı Hakk: ^^Cehennemi gördülermi? ^^
Melekler: ^^Hayır Ya Rabbî görmediler.^^
Cenâb-ı Hakk: ^^Ya görselerdi nasıl olurlardı? ^^
Melekler: ^^Ondan daha çok kaçınırlardı, korkuları daha çok olurdu.^^
Bunun üzerine Cenab-ı Hak meleklere: ^^Ey melekler! Sizi şâhid kılarım ki, ben bu zikreden kullarımı mağfiret ettim^^, buyurur.
Meleklerden birisi: ^^O zikredenlerin arasında filân kişi vardı ki, o, zikredenlerden değildir; bir hâcet için oraya gelmiş oturmuştu^^, der.
^^ Allahım!
Dara düştüğünde seni hatırlayanlardan değil,
Geniş vakitlerde sana iltica eden kullarından eyle bizi...
Allahım!
Dua ettiğinde duaya icabetin istenenin istendiği zaman olması gibi anlayıp, dua ettim neden olmadı diyenlerden değil,
Duasına anında cevap geldiğinde bile ürperip, acaba böyle isteyerek ahirete bir şey bırakmadım mı diye korkarak gözyaşı dökenlerden eyle bizi.^^
Din, birilerine duyulan sempati veya antipati ile karıştırılmamalı. Kişilerin yaptıkları veya yapmadıkları şeyler insanları dinden soğutabiliyorsa, demek ki o insan dinin asıl özünü kavrayamamış olan kimselerdir. Oysa ki Yüce Allah insanlara kötü olmayı emretmemiştir. Tam tersine ^^iyiliği ve yardımlaşmayı^^ emretmiş, ^^kötülükten^^ men etmiştir. Durum böyle iken;
Bence birilerine antipati duyup ^^dinden soğuyorum^^ diyen insanın durumu, ^^şifasını yanlış yerde arayan hastaların durumu^^ gibidir.
Üzüntülerin geçeceğine dair ümit vermek, içindeki yaşama sevincinin solmamasını sağlamak, gelecek güzel günlerin olduğunu bir daha hatırlatmak, morâl vermek.
of ya offff
Kim, nasıl teselli edebilir? büyüğü 6, küçüğü 3 yaşında iki çocuğu varken kan kanseri olmuş bir anneyi, ben bile kendimi teselli edemiyorken.
Bildiğim bütün duaları okuyor ve onun sağlığına kavuşması için Yüce Rabbimden yardımlarını esirgememesini diliyorum. Yer gök dua ile derler, tek sığınacağımız liman yine Rabbim oluyor. İçimde kocaman bir ateş parçası var, değdiği dokunduğu her yeri herşeyi yakıp yıkıp geçiyor.
Yüce Allah'a yalvarıp O'nun dualarımızı kabul etmesinden başka tesellim yok. Lütfen sizler de onun için dua edin lütfen.
Seyyid-i Burhaneddin, mertebesi çok yüksek bir mürşid-i kâmildir. Aynı zamanda Hz. Mevlânâ'nın babasının vefatından sonra onun eğitimi ile de çok yakından ilgilenmiştir. Hz.Mevlânâ'nın ^^Hamdım, Piştim, Yandım^^ sözlerindeki, pişirme işini yapan kişidir.
Kalplerde bulunan sırları bilmesinden dolayı kendisine ^^Seyyid-i Sırdan^^ denirdi. Allah rahmet eylesin.
Penceremin dışından beni aydınlatacak bir ışık, bir çığlık beklerken, karanlık sancılar giriverdi koynuma. Yine sislendi sol yanım. Ertesi günün umudunu düşleyen başım yastığa düşüyor uyuyorum. Sabah yeni sislerle uyanacağımı bilerek. Gölgeleri gecenin sokak lambalarının altında bırakıyorum.
Bunun mutlaka bir adı olmalı diyorum. Yüreğimin içindeki gölgenin ve gölgemin hemen yanıbaşında beliriveren sisin bir adı olmalı.
Ve içimi sağır eden bu çığlığın kulak dolduran bir yankısı olmalı.
Hüzün uzakların çağrısıdır. Her gün yüzlerce, binlerce defa yollara düşer de düşüncelerimiz, oysa bedenimiz hapistir ve kaçıp kurtulamayız. Hüzün uzakların çağrısıdır, gitmek isteyip de gidemediğimiz. Hüzün kaçıp giden son trenin ardından bakakalmaktır, gece yarıları garlarda.
Hüzün üşümektir, gecenin bir vakti sizi almak için çırpınan karanlık dalgalara ve şehir ışıklarıyla oynaşan yakamozlara cevapsız kalırken,
Hüzün ağlayamamaktır.
Ağlamak için çırpınırken, ağlayamamaktır.
Akşam olunca yorgun düşer bedenim,
Bir de gönlüme özlem düşer,
Hasret yakar alev alev
İşte o an ^^güllerin efendisi^^
Kelimeler yetmez olur şu gönlümü avutmaya
Dilime yokluğunun buruk lezzeti dolanır.
Aşığım sana yâ rasûlallah
Ve ayrılık günü geldi ve sen gittin, giderken ^^seni ömür boyu içimde saklıyacağım^^ dedin de ben ağzımı dahi açamadım ya o gün, bunu ^^sabrımın fazlalığına^^ ver. Oysa ki arkandan ne çok ağladım bir bilsen.
O daima yaşayandır. O'ndan başka hiçbir ilâh yoktur. O halde O'na Dininde ihlâs (=ve samîmiyet) erbâbı olarak ^^Hamd olsun kâinâtın Rabbi olan Allah'a^^ (diye) duâ edin...
(Mü'min Sûresi/65)
^^Rembrandt Harmenszoon van Rijn^^ 17. yüzyılda yaşamış Hollandalı bir ressamdır. Kendisi daha ziyade ^^ışığın ve gölgelerin ressamı^^ olarak bilinir.
En ünlü eserleri ^^Gece Nöbeti^^ ve ^^Anatomi Dersi^^ adlı resimleridir.
Eşi Saskia' nın ölümünden sonra ev işlerine bakması için aldığı, taşralı, okuma yazma bilmeyen, büyücülere inanan Hendrickje Stoffels ile yaşadığı gayri meşru ilişkinin duyulması nedeniyle toplumdan dışlanırlar ve kilise de kapılarını yüzlerine kapatır.
Sonra çıkarıldığı mahkeme tarafından tüm eserlerine el koyulur ve eserleri çok ucuza satılır. Yani aşkı uğruna, kurban olur.
Rembrandt, ölümüne kadar maddi sıkıntılarla boğuşur; o kadar ki, gün gelir eşi Saskia'nın mezarını bile satmak zorunda kalır.
Atölye ustalığına önem veren ve çok sayıda öğrenci yetiştiren Rembrandt'ın ^^sanatının gizlerini^^ öğretme konusundaki bonkörlüğü, ileriki yıllarda, öğrencileriyle kendisinin yaptığı resimlerin birbirinden ayrılmasını zorlaştıracağını düşünememiştir bile.
Şimşek veya yıldırım etraflarındaki havayı ^^saniyenin milyonda biri^^ kadar çok kısa bir sürede 30.000 dereceye kadar ısıtırlar. Isınan bu hava aniden genleşir ve genişler. Normal atmosfer basıncının neredeyse 100 katı kadar bir basınçla ses hızından çok daha hızlı ses dalgaları yayar. Bu aynen ses hızını geçen uçaklarda olduğu gibi kulağımıza bir tür patlama sesi olarak ulaşır. Bu sese ^^gök gürlemesi^^ diyoruz.
^^ ra'd ^^ sûresi
Medine’de indirilmiş olup 43 âyettir. 13. âyette geçen ve ^^gök gürlemesi^^ anlamına gelen ^^ra’d^^ kelimesi, bu sûrenin ismi olmuştur.
Allah Teâlanın varlığı, birliği, vahiy, nübüvvet ve âhiret gibi iman esaslarını konu edinir.Bu gerçekleri, meseller (=paraboller) ile somutlaştırarak anlatır.
^^Gök gürlemesi hamd ile O’nu takdis ve tenzih eder. Melekler de duydukları saygıdan ötürü O’nu takdis ve tenzih ederler. O yıldırımlar gönderir, onlarla dilediği kimseleri çarpar. Durum bu iken onlar hâlâ Allah hakkında birbirleriyle tartışıp, ileri geri konuşurlar. Halbuki O’nun cezası pek çetindir.^^
(ra'd / 13)
Şeytan: ^^Bana, onların diriltilecekleri kıyamet gününe kadar mühlet verir misin? ^^ dedi. (7-14)
Allah: ^^Haydi, sen mühlet verilenlerdensin^^ buyurdu. (7-15)
O'na bu izni veren yüce Allah, şeytanın azdıracağına dair yemin ettiği kullarına da Şeytandan ve avanelerinden;
^^Rabbi eûzü bike min hemezâti'ş şeyâtîn ve eûzü bike Rabbi en yahdurûn (=Ya Rabbi, şeytanların vesveselerinden, onların başıma üşüşmelerinden sana sığınırım) ^^
(Mü'minun, 23/9798)
şeklinde buyurarak bize onun şerrinden korunmanın yollarını öğretiyor. Şeytanın sonraki ifadeleri de hayli ilginçtir.
Şeytan: ^^Öyle ise, sen beni azgınlığa mahkûm ettiğin için, ben de onları gözetlemek üzere Senin doğru yolunun üzerinde pusu kurup oturacağım.^^
^^Sonra onların gâh önlerinden, gâh arkalarından, gâh sağlarından, gâh sollarından sokulacağım, vesvese verip pusu kuracağım, Sen de onların ekserisini şükreden kullar bulmayacaksın^^
(7-16,17)
Ya sonrası? Sonrası malum. Bütün insanlığın başbelası olan ve olmaya devam edenler, onun istediği bu izin ve ona verilen bu mühlet yüzünden günümüze kadar insanları azdırmaya, hak ve hakikati çarpıtmaya, iftira ve karalamalarla Allah dostlarına düşmanlığa devam ediyor.
=Kansızlık: Kırmızı kan hücreleri yapılamadığından hasta soluk, halsiz, iştahsızdır. Çabuk yorulur. Çünkü kalp, beyin, kaslar oksijensiz kalmıştır.
=Kanama: Burun kanaması, dışkı ve idrarda kanama, deride morluklar, kırmızı mor noktalar, çürükler gibi belirtiler olabilir. Çünkü, artık kanamayı durduran trombositler yoktur veya çok azalmıştır.
=Ateş ve infeksiyon: Olgun beyaz kan hücreleri olmadığı için vücut savunmasız kalır ve tüm mikroplar vücudu işgal edebilir.
=Diğer organ tutulum bulguları: Hastalarda blastlar (=genç, ilkel kalan ve vazifesini göremeyen beyaz kan hücreleridir. Löseminin cinsine göre adlandırılırlar: Lenfoblast, miyeloblast, monoblast gibi) kemik iliğinden kana dökülürler. Bu hastaların kan sayımında çok yüksek sayıda beyaz kan hücresi-blast çıkabilir. Normalde 4.000-10.000/mm3 olan sayı 100.000/mm3'ü aşabilir. Bazı hastalarda ise çok az sayıda blast kana geçer. Kana karışan blastlar vücudun tüm dokularına yayılabilir. Ama beyin, testis gibi bazı yerleri de özellikle seçerler. Beynin lösemi hücreleri ile tutulumu sonucu baş ağrısı, bulantı, kusma, çeşitli sinir felçleri (yüz felci, ayaklarda felç) görülebilir. Erkeklerde yumurtalıkların tutulumu ile bu bölgede şişlik, kızarıklık, ağrı olabilir.
=Lenf bezlerinde büyüme: Lösemi hücreleri lenfatik sistemi tutar ve bu bezlerde büyüme, sertlik olur, gözle görülür ve muayenede ele gelir. Kulak arkası, çene altı, boyun, koltuk altı, kasık gibi bölgelerdeki lenf bezleri tutulur.
=Karın şişliği: Lösemik hücrelerin karaciğer, dalağı istila etmesi ile bu organlarda büyüme olur. Karın ağrısı, gerginlik, şişlik görülebilir.
Şu ana kadar hangi insanoğlunun her hangi bir yerinde oluşan bir şey, o insanın hayatını kolaylaştırıp onu daha mükemmel hale getirmiştir ki, insanoğlu evrimleşerek mükemmelleştiğini savunabilsin... ^^Allah, yeryüzünü sizin için bir karar, gökyüzünü ...
ebced hesabı
13.03.2007 - 22:09Arap alfabesindeki her harf, bir sayısal değere karşılık gelir. Bundan yararlanılarak çeşitli hesaplamalar yapılır. Yapılan bu hesaba ^^ebced hesabı^^ ya da ^^hisab-ı cümel^^ denir
denemek
13.03.2007 - 22:04Saatlerce nedire girmeyi denemenin ardından yazı yazıp yazamayacağımı denemek bilmek istedim.
istiklal marşı
13.03.2007 - 20:21Bastığın yerleri ^^toprak^^ diyerek geçme, tanı!
Düşün altında binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehid oğlusun, incitme, yazıktır, atanı.
Verme, dünyâları alsan da bu cennet vatanı.
Kelimeler Mehmet Akif Ersoy' un usta ellerinde nakış olup işlenmiş, onur gurur kaynağımız.
^^ İstiklâl Marşımız, ateşte açmış bir çiçektir.^^
ahiret
13.03.2007 - 20:02^^Ey iman edenler! Allah'tan korkun ve sâdıklarla beraber olun.^^
(Tevbe Sûresi, Âyet 119)
Resûlullah(s.a.v) Efendimizin şöyle buyurduğu rivâyet olunmuştur:
Allah'ın bir sınıf melekleri vardır ki,onlara ^^seyyahun^^ denir. Bunlar arz üzerinde ehl-izikri (=Zikir meclislerini) ararlar, melekler Azîz ve Celîl olan Allah'ı zikreden bir cemâat bulunca birbirlerine:
^^Aradığınıza geliniz^^, diye seslenirler. Ehl-i zikri dünyâ semâsına kadar kanatlarıyla kuşatırlar.
Cenâb-ı Hakk onları pek iyi bildiği halde meleklere: ^^Kullarım ne söylüyorlar? ^^ Diye sorar.
Onlar da: ^^Seni tesbîh ve tekbîrle anarak, Sana hamd-ü senâ ediyorlar^^, diye cevap verirler.
Cenâb-ı Hakk: ^^Bu kullarım Beni gördüler mi? ^^ Diye sorar.
Melekler: ^^Hayır,Yâ Rab seni görmediler^^, derler.
Cenâb-ı Hakk: ^^O kullarım ya beni görselerdi nasıl olurlar? ^^ Buyurur.
Melekler:^^Onlar seni görselerdi ibâdet, istiğfar, zikir ve tesbîhleri daha fazla olurdu^^, derler.
Cenâb-ı Hak: ^^Benden ne diliyorlar? ^^ Diye sorar.
Melekler: ^^Cennet istiyorlar^^, diye cevap verirler.
Cenâb-ı Hakk: ^^Onlar Cennet'i gördüler mi? ^^
Melekler: ^^Hayır, onlar Cennet'i görmediler.Ya onlar Cennet'i görselerdi? Eğer görselerdi, Cennet'e karşı arzuları daha fazla olurdu.^^
Cenâb-ı Hakk: ^^O kullarım niçin bana sığınırlar? ^^
Melekler: ^^Cehennemden sana sığınırlar! ^^
Cenâb-ı Hakk: ^^Cehennemi gördülermi? ^^
Melekler: ^^Hayır Ya Rabbî görmediler.^^
Cenâb-ı Hakk: ^^Ya görselerdi nasıl olurlardı? ^^
Melekler: ^^Ondan daha çok kaçınırlardı, korkuları daha çok olurdu.^^
Bunun üzerine Cenab-ı Hak meleklere: ^^Ey melekler! Sizi şâhid kılarım ki, ben bu zikreden kullarımı mağfiret ettim^^, buyurur.
Meleklerden birisi: ^^O zikredenlerin arasında filân kişi vardı ki, o, zikredenlerden değildir; bir hâcet için oraya gelmiş oturmuştu^^, der.
Cenâb-ı Hak: ^^O mecliste oturanlar şakî olmaz,cevâbını verir.^^
(Hadîs, Buhâri ve Müslim)
dua
12.03.2007 - 23:48^^ Allahım!
Dara düştüğünde seni hatırlayanlardan değil,
Geniş vakitlerde sana iltica eden kullarından eyle bizi...
Allahım!
Dua ettiğinde duaya icabetin istenenin istendiği zaman olması gibi anlayıp, dua ettim neden olmadı diyenlerden değil,
Duasına anında cevap geldiğinde bile ürperip, acaba böyle isteyerek ahirete bir şey bırakmadım mı diye korkarak gözyaşı dökenlerden eyle bizi.^^
AMİN
din
12.03.2007 - 22:04Din, birilerine duyulan sempati veya antipati ile karıştırılmamalı. Kişilerin yaptıkları veya yapmadıkları şeyler insanları dinden soğutabiliyorsa, demek ki o insan dinin asıl özünü kavrayamamış olan kimselerdir. Oysa ki Yüce Allah insanlara kötü olmayı emretmemiştir. Tam tersine ^^iyiliği ve yardımlaşmayı^^ emretmiş, ^^kötülükten^^ men etmiştir. Durum böyle iken;
Bence birilerine antipati duyup ^^dinden soğuyorum^^ diyen insanın durumu, ^^şifasını yanlış yerde arayan hastaların durumu^^ gibidir.
kanser
12.03.2007 - 21:28Nezle ve gripten bile daha yaygın olduğunu düşündüğüm, çok tehlikeli bir hastalık.
teselli
12.03.2007 - 20:52Üzüntülerin geçeceğine dair ümit vermek, içindeki yaşama sevincinin solmamasını sağlamak, gelecek güzel günlerin olduğunu bir daha hatırlatmak, morâl vermek.
of ya offff
Kim, nasıl teselli edebilir? büyüğü 6, küçüğü 3 yaşında iki çocuğu varken kan kanseri olmuş bir anneyi, ben bile kendimi teselli edemiyorken.
Bildiğim bütün duaları okuyor ve onun sağlığına kavuşması için Yüce Rabbimden yardımlarını esirgememesini diliyorum. Yer gök dua ile derler, tek sığınacağımız liman yine Rabbim oluyor. İçimde kocaman bir ateş parçası var, değdiği dokunduğu her yeri herşeyi yakıp yıkıp geçiyor.
Yüce Allah'a yalvarıp O'nun dualarımızı kabul etmesinden başka tesellim yok. Lütfen sizler de onun için dua edin lütfen.
şems-i tebrizi
12.03.2007 - 19:57Hz.Mevlânâ'nın ^^yanma^^sı, Şems' in nurlu aynasında gördüğü kendi güzelliğinin aşk ateşiyledir.
Seyyid i Burhaneddin Hazretleri
12.03.2007 - 19:50Seyyid-i Burhaneddin, mertebesi çok yüksek bir mürşid-i kâmildir. Aynı zamanda Hz. Mevlânâ'nın babasının vefatından sonra onun eğitimi ile de çok yakından ilgilenmiştir. Hz.Mevlânâ'nın ^^Hamdım, Piştim, Yandım^^ sözlerindeki, pişirme işini yapan kişidir.
Kalplerde bulunan sırları bilmesinden dolayı kendisine ^^Seyyid-i Sırdan^^ denirdi. Allah rahmet eylesin.
bulut
12.03.2007 - 17:19Bulutlar ağlamasa yeşillikler nasıl güler?
der Hz.Mevlânâ
karanlık
12.03.2007 - 02:10Penceremin dışından beni aydınlatacak bir ışık, bir çığlık beklerken, karanlık sancılar giriverdi koynuma. Yine sislendi sol yanım. Ertesi günün umudunu düşleyen başım yastığa düşüyor uyuyorum. Sabah yeni sislerle uyanacağımı bilerek. Gölgeleri gecenin sokak lambalarının altında bırakıyorum.
gizem
12.03.2007 - 01:52Bunun mutlaka bir adı olmalı diyorum. Yüreğimin içindeki gölgenin ve gölgemin hemen yanıbaşında beliriveren sisin bir adı olmalı.
Ve içimi sağır eden bu çığlığın kulak dolduran bir yankısı olmalı.
hüzün
12.03.2007 - 01:33Hüzün uzakların çağrısıdır. Her gün yüzlerce, binlerce defa yollara düşer de düşüncelerimiz, oysa bedenimiz hapistir ve kaçıp kurtulamayız. Hüzün uzakların çağrısıdır, gitmek isteyip de gidemediğimiz. Hüzün kaçıp giden son trenin ardından bakakalmaktır, gece yarıları garlarda.
Hüzün üşümektir, gecenin bir vakti sizi almak için çırpınan karanlık dalgalara ve şehir ışıklarıyla oynaşan yakamozlara cevapsız kalırken,
Hüzün ağlayamamaktır.
Ağlamak için çırpınırken, ağlayamamaktır.
aşk
12.03.2007 - 01:14Ey aşk!
Önce beni, benden al,
Sonra beni, bana kat!
ilan-ı aşk
12.03.2007 - 00:42Akşam olunca yorgun düşer bedenim,
Bir de gönlüme özlem düşer,
Hasret yakar alev alev
İşte o an ^^güllerin efendisi^^
Kelimeler yetmez olur şu gönlümü avutmaya
Dilime yokluğunun buruk lezzeti dolanır.
Aşığım sana yâ rasûlallah
Yağmur Yüklü Bulut
HİCRET
12.03.2007 - 00:26Bir yerden başka bir yere göç etmek.
Hz. Peygamber (s.a.v) ve ashabının İslâm devletini kurmak üzere Mekke'den Medine'ye göç etmeleri.
yanlış anlaşılmak
12.03.2007 - 00:09Ve ayrılık günü geldi ve sen gittin, giderken ^^seni ömür boyu içimde saklıyacağım^^ dedin de ben ağzımı dahi açamadım ya o gün, bunu ^^sabrımın fazlalığına^^ ver. Oysa ki arkandan ne çok ağladım bir bilsen.
dua
11.03.2007 - 00:01O daima yaşayandır. O'ndan başka hiçbir ilâh yoktur. O halde O'na Dininde ihlâs (=ve samîmiyet) erbâbı olarak ^^Hamd olsun kâinâtın Rabbi olan Allah'a^^ (diye) duâ edin...
(Mü'min Sûresi/65)
rembrandt
10.03.2007 - 21:54^^Rembrandt Harmenszoon van Rijn^^ 17. yüzyılda yaşamış Hollandalı bir ressamdır. Kendisi daha ziyade ^^ışığın ve gölgelerin ressamı^^ olarak bilinir.
En ünlü eserleri ^^Gece Nöbeti^^ ve ^^Anatomi Dersi^^ adlı resimleridir.
Eşi Saskia' nın ölümünden sonra ev işlerine bakması için aldığı, taşralı, okuma yazma bilmeyen, büyücülere inanan Hendrickje Stoffels ile yaşadığı gayri meşru ilişkinin duyulması nedeniyle toplumdan dışlanırlar ve kilise de kapılarını yüzlerine kapatır.
Sonra çıkarıldığı mahkeme tarafından tüm eserlerine el koyulur ve eserleri çok ucuza satılır. Yani aşkı uğruna, kurban olur.
Rembrandt, ölümüne kadar maddi sıkıntılarla boğuşur; o kadar ki, gün gelir eşi Saskia'nın mezarını bile satmak zorunda kalır.
Atölye ustalığına önem veren ve çok sayıda öğrenci yetiştiren Rembrandt'ın ^^sanatının gizlerini^^ öğretme konusundaki bonkörlüğü, ileriki yıllarda, öğrencileriyle kendisinin yaptığı resimlerin birbirinden ayrılmasını zorlaştıracağını düşünememiştir bile.
gök gürlemesi
10.03.2007 - 21:35Şimşek veya yıldırım etraflarındaki havayı ^^saniyenin milyonda biri^^ kadar çok kısa bir sürede 30.000 dereceye kadar ısıtırlar. Isınan bu hava aniden genleşir ve genişler. Normal atmosfer basıncının neredeyse 100 katı kadar bir basınçla ses hızından çok daha hızlı ses dalgaları yayar. Bu aynen ses hızını geçen uçaklarda olduğu gibi kulağımıza bir tür patlama sesi olarak ulaşır. Bu sese ^^gök gürlemesi^^ diyoruz.
gök gürlemesi
10.03.2007 - 21:24^^ ra'd ^^ sûresi
Medine’de indirilmiş olup 43 âyettir. 13. âyette geçen ve ^^gök gürlemesi^^ anlamına gelen ^^ra’d^^ kelimesi, bu sûrenin ismi olmuştur.
Allah Teâlanın varlığı, birliği, vahiy, nübüvvet ve âhiret gibi iman esaslarını konu edinir.Bu gerçekleri, meseller (=paraboller) ile somutlaştırarak anlatır.
^^Gök gürlemesi hamd ile O’nu takdis ve tenzih eder. Melekler de duydukları saygıdan ötürü O’nu takdis ve tenzih ederler. O yıldırımlar gönderir, onlarla dilediği kimseleri çarpar. Durum bu iken onlar hâlâ Allah hakkında birbirleriyle tartışıp, ileri geri konuşurlar. Halbuki O’nun cezası pek çetindir.^^
(ra'd / 13)
şeytan
09.03.2007 - 23:12Şeytan: ^^Bana, onların diriltilecekleri kıyamet gününe kadar mühlet verir misin? ^^ dedi. (7-14)
Allah: ^^Haydi, sen mühlet verilenlerdensin^^ buyurdu. (7-15)
O'na bu izni veren yüce Allah, şeytanın azdıracağına dair yemin ettiği kullarına da Şeytandan ve avanelerinden;
^^Rabbi eûzü bike min hemezâti'ş şeyâtîn ve eûzü bike Rabbi en yahdurûn (=Ya Rabbi, şeytanların vesveselerinden, onların başıma üşüşmelerinden sana sığınırım) ^^
(Mü'minun, 23/9798)
şeklinde buyurarak bize onun şerrinden korunmanın yollarını öğretiyor. Şeytanın sonraki ifadeleri de hayli ilginçtir.
Şeytan: ^^Öyle ise, sen beni azgınlığa mahkûm ettiğin için, ben de onları gözetlemek üzere Senin doğru yolunun üzerinde pusu kurup oturacağım.^^
^^Sonra onların gâh önlerinden, gâh arkalarından, gâh sağlarından, gâh sollarından sokulacağım, vesvese verip pusu kuracağım, Sen de onların ekserisini şükreden kullar bulmayacaksın^^
(7-16,17)
Ya sonrası? Sonrası malum. Bütün insanlığın başbelası olan ve olmaya devam edenler, onun istediği bu izin ve ona verilen bu mühlet yüzünden günümüze kadar insanları azdırmaya, hak ve hakikati çarpıtmaya, iftira ve karalamalarla Allah dostlarına düşmanlığa devam ediyor.
lösemi
09.03.2007 - 21:52^^ Lösemi ^^ (=Kan Kanseri) hastalığının belirtileri;
=Kansızlık: Kırmızı kan hücreleri yapılamadığından hasta soluk, halsiz, iştahsızdır. Çabuk yorulur. Çünkü kalp, beyin, kaslar oksijensiz kalmıştır.
=Kanama: Burun kanaması, dışkı ve idrarda kanama, deride morluklar, kırmızı mor noktalar, çürükler gibi belirtiler olabilir. Çünkü, artık kanamayı durduran trombositler yoktur veya çok azalmıştır.
=Ateş ve infeksiyon: Olgun beyaz kan hücreleri olmadığı için vücut savunmasız kalır ve tüm mikroplar vücudu işgal edebilir.
=Diğer organ tutulum bulguları: Hastalarda blastlar (=genç, ilkel kalan ve vazifesini göremeyen beyaz kan hücreleridir. Löseminin cinsine göre adlandırılırlar: Lenfoblast, miyeloblast, monoblast gibi) kemik iliğinden kana dökülürler. Bu hastaların kan sayımında çok yüksek sayıda beyaz kan hücresi-blast çıkabilir. Normalde 4.000-10.000/mm3 olan sayı 100.000/mm3'ü aşabilir. Bazı hastalarda ise çok az sayıda blast kana geçer. Kana karışan blastlar vücudun tüm dokularına yayılabilir. Ama beyin, testis gibi bazı yerleri de özellikle seçerler. Beynin lösemi hücreleri ile tutulumu sonucu baş ağrısı, bulantı, kusma, çeşitli sinir felçleri (yüz felci, ayaklarda felç) görülebilir. Erkeklerde yumurtalıkların tutulumu ile bu bölgede şişlik, kızarıklık, ağrı olabilir.
=Lenf bezlerinde büyüme: Lösemi hücreleri lenfatik sistemi tutar ve bu bezlerde büyüme, sertlik olur, gözle görülür ve muayenede ele gelir. Kulak arkası, çene altı, boyun, koltuk altı, kasık gibi bölgelerdeki lenf bezleri tutulur.
=Karın şişliği: Lösemik hücrelerin karaciğer, dalağı istila etmesi ile bu organlarda büyüme olur. Karın ağrısı, gerginlik, şişlik görülebilir.
Toplam 443 mesaj bulundu