Kazım Kartal Antoloji.com

Süzme çeşmin gelmesin müjgan müjgan üstüne
Vurma zahm-ı sineme peykan peykan üstüne

Rize-i elmas eker her açtığı zahma o şuh
Lütfu var olsun eder ihsan ihsan üstüne

Dilde gam var şimdilik lutf eyle gelme ey sürur
..

Devamını Oku
  • Azadım Can Azadım

    Mehmet Çobanoğlu

    28.03.2009 - 14:33

    Kendi içerisinde çelişen bir şiir. Anne ne diyor; 'Sen büyü aydın ol Azadım dedim Oku oku yavrum bilim,irfanı tanı' Azad ne yapıyor dağa çıkıyor! Peki Azad ne çabuk ilim irfan sahibi olduda dağa çıktı. 60 lardan 2000 lere bilimi, irfanı tanımadan bakarsan ortaya işte bu şiir çıkar. Entellektüel geli ...

Toplam 1 mesaj bulundu

TÜM YAZILANLAR
  • kürt

    13.02.2009 - 18:59

    Kendini Kürt olarak tanımlayan kimseye Kürt denir. Dil bakımından incelendiğinde Kürtçenin Hint-Avrupa dil gurubuna dahil olduğunu görürüz. Etnik köken olarak Arap veya Turani görmek yanlış olur. Aryan-İrani kökene dayanması kuvvetle muhtemeldir. 19.Asırda Alman, Avusturya-Macaristan ve Rus tarihçiler nevbahar bir Kürt tarihi oluşturmaya çalışmışlar bu çalışmalar 1950 lerden sonrada ülkemizde mal bulmuş mağrıbilerin temel kaynağını oluşturmuştur. Bu şekilde oluşturulan nevbahar Kürt tarihi 5000 yıllık muhteşem bir tarihe, medeniyeti ve her zaman ezilmiş sürülmüş hakkı gasp edilmiş bir halka mal edilir. Fakat o kadar ilginçtirki 10. asırda Anadoluya giren Oğuzlar karşılarında muhteşem bir geçmişe ve medeniyete sahip Kürtleri beklerken Rumu, Ermeniyi ve Süryaniyi yani Bizansı görmüştür. Ne Anadoluda nede Dünyadaki herhengi bir coğrafyada uzun aramalara rağmen bu muhteşem eski tarihe ait Kürtçe yazıt, kitabe, kitap, mezar taşı bulunamamıştır. Oysa muhteşem medeniyetlerin alfabesi ve yazı dili vardır. İlk Kürtçe eseri İranda soranice ve arap alfabesiyle Baba Tahir (935-1010) 'de görürüz. Ancak bu nevhar ve avanesi yazılı gerçek bir kaynaktan çok onun bunun şunun dediği adlandırdığı yorumladığı belgesiz bilgisiz yorumlara dayanarak tarih yazar. Bunlarıda forumda görüldüğü gibi bir çok arkadaşta işte Kürt tarihi diye karşımıza koyar. Belgelendirmek adına da bir çok mimari eseri kaleleri camileri hiç bir bilimsel dayanağı olmadan bizlere yurtturmaya çalışır. Bu ortaya sundukları bilgi ve belgeler uydurmadır ve tek tek yüzlerine vurulmuştur. Araştırsınlar görsünler. (Devamı gelecek)

Toplam 1 mesaj bulundu

TÜM YAZILANLAR