SÜLEYMAN YAPICI
1961 yılında Palu'da doğdu. İlk ve orta öğrenimini Palu'da tamamladı. 1979 yılında Elazığ İmam Hatip Lisesi'nden, 1983 yılında Konya Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nden mezun oldu. Yedeksubay olarak vatani vazifeden sonra 1986 ile 1997 yılları arasında Gaziantep, Nizip, Sivrice ve Elazığ'da değişik okullarda öğretmenlik ve idarecilik görevlerinde bulundu.
1997 yılında Elazığ Belediyesi'nde ilk defa kurulan Eğitim - Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü görevine naklen atandı. Bu tarihten itibaren kültürel mirasın yaşatılması amacıyla belediye bünyesinde Mehter Takımı, Harput Musiki Korosu, Halkoyunları Ekibi, Türk Tasavvuf Korosu ile Tiyatro birimlerinin kurulmasını gerçekleştirdi. Kültürel hayatın canlanmasını temin amacıyla gönüllü kuruluşlarla ortaklaşa olarak düzenlenen “Ramazan Kültür ve Sanat Etkinlikleri” gibi birçok etkinliklerin başlatılmasını sağladı.
Elazığ'da faaliyet gösteren birçok dernek ve vakfın yönetim kurullarında bulundu. Kültür ve Turizm Bakanlığı görevlendirilmesiyle 2005 ve 2006 yıllarında “Yukarı Fırat Havzası Arkeolojik Yüzey Araştırması” ekip üyeliğinde görev aldı.
..

Gakkoş
29.11.2011 - 23:23GAKGO MU GAKGOŞ MU?
Harput’ta gakgo,
Mamuratü’l Aziz’de gakgo,
Elaziz’de gakgo,
Eski Elazığ’da gakgo,
Son onbeş – yirmi yılda oldu gakgoş…
Harput ve yöresinde, özellikle kırsal kesimlerde yüzyıllar boyunca ev halkı tarafından ağabeye hitap şekli gakgo…
Ya da komşu çocukları için kardeşe hitap şekli gakgo…
Hele bu hitabın içinde bir de delikanlılığa yeni adım olan atmış genç delikanlıma sevgi ve merhamet yüklü bir hitap şekli gakgom…
Bir büyüğün küçüğüne seslenişi, kulağa en hoş gelen hitap şekli gakgom…
Gakgo demek; kardeş demek,
Gakgo demek; ağabey demek,
Gakgo demek; amca demek,
Gakgo demek; kendini bilen yiğit, mert, delikanlı demek,
Gakgo demek; dost, arkadaş demek,
Gakgo demek; cömert, misafirperver kimse demek,
Gakgo demek; güven demek,
Gakgo demek; saygı demek,
Gakgo demek; sevgi demekti.
Gakgo; manevi duyguyu ön planda tutan, efendi, mert, sözünü tutan, dürüst, namuslu, kimsenin namusuna göz dikmeyen, tarih ve geleneğine bağlı Harput beyefendisi ve delikanlısı idi.
İnsanımızın birbirlerine karşı adeta bir tebessümüydü…
Sonra gakgo oldu gakgoş;
Müzik etkinliklerinde,
Konserlerde,
Folklor etkinliklerinde,
Meşk âlemlerinde,
Siyasi mitinglerde,
Ve nihayet maçlarda ve futbol sahalarında,
“Gakgo” yu gakgoş yaptılar.
Bunun için birileri adeta birbirleriyle yarıştılar.
Harput kültürünü, Elazığ kültürünü gakgoşlaştırdılar.
Gakgoyu, sekiz köşe şapka ile yumurta topuk, sivri burun, üç-beş bağlı kundura arasına sıkıştırıp gakgoşlaştırdılar.
Gakgo’yu unutturdular, gakgoşu simge yaptılar.
Gakgo oldu gakgoş,
Âlemlerde,
Meşklerde,
Eğlencelerde,
Sokak kabadayılarında,
Mafya özentilerinde kendini gösterdi gakgoş…
Harput’un malum kişileri için yazılan ve söylenen türkülerinde kendini gösterdi gakgoş…
Emoş,
Fidoş,
Mamoş,
Gakgoş…
Gakgo oldu gakgoş uzun havalarımızdan, gazellerimizden önce okunan şiirlerde…
Serhoşlar,
Berdoşlar,
Gakgoşlar…
Gakgo oldu gakgoş;
Gazete köşelerinde,
En yetkili ağızlarda,
Kendini kültür adamı sayan kültür mafyasında…
Hatta ve hatta Elazığ için patentini alalım dediler.
Gakgoş sizin olsun.
Bana geri verin gakgo’yu ve gakgom’u.
Süleyman YAPICI
Toplam 1 mesaj bulundu